Hamile ve Anne | Hamile ve Anne
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Özel Okullar İçin Devlet Teşviği Nasıl Alınır?
26 Ağustos 2016

Ağustos’un 15’i yaz, 15’i kış der Annem hep. İlk 15’i Ege mavilerinde seyreden gezi yazılarında geçirdiğimize göre, kırtasiyeci dostu Eylül ayına bakmanın vakti geldi biraz.

Ekran Resmi 2016-08-26 13.47.04

Birinci Avent Bebeği Gökçe okula başlıyor malum. Ona hissettirmemeye çalışıyorum ama içim pırpır. Uzun bir eğitim hayatına başlıyor olmanın kapı aralığında duruyor…

Oysa daha dün 4 aylık dudaklarını büzüp babasına uu uu diye gülüş benzeri suratlar yapıyordu. Ona böyle bakmaya devam ederse, işe gidemeyeceği şeklinde ilan-ı aşk eden babasını ofisten kesmediyse de, elimizin içinde büyüyen bir ateş topu gibi çevresine neşe saçarak evrildi Gökçe.

Okul demenin disiplin demek olduğu nesle ait olduğumuz için, şimdi bu neşeli haline ne olacak diye merak ediyorum en çok. Okul hayatı ezber dağlarıyla üzerine gelen bir Güliver mi olacak, yoksa vaktiyle pek inek annesi gibi tatili arkadaşlarıyla arasına giren bir zaman olarak mı görecek?

Ekran Resmi 2016-08-26 13.43.44

Aklımda sorular, sorulardan yontma dilekler, inşallahlar: Acaba öğretmeni ile kimyası uyacak mı, okulu sevecek mi, sınıfındaki arkadaşları ile kendilerini kaybedecek; tenefüsün bittiğine kahredecek oyunlar kuracaklar mı? Kaç sınıf arkadaşının evinde kurabiye tırtacaklar? Onun sevdiği arkadaşların annelerini sevecek miyim ben de? Acabalar acabalar… Ve tabii ‘Özel okula az denmeyecek bir bütçe ayırmış olduğumuzun karşılığını alacak mıyız’kiler?

Umalım…

Okula serbest kıyafetle gidecek olması, biricikliğine saygı duyan tek kişilik sıralarda oturuyor olması, farklılıkları kucaklayan söylemi ile okul konusunda aklımdaki nişe uyan bir yer bulduğum için şanslıyım sanırım. Bu arada…

Ödenecek dip toplamı çok fazla değiştirmese de, özel okullara devlet teşviği veriliyor biliyorsunuz.

Nasıl’ını merak edenler için sevgili okulumuz Fide’den ulaşan aşağıdaki bilgiyi paylaşmış olayım.

Özel Okullar İçin Devlet Teşviği Nasıl Alınır? 

Bu başvurunun sonunda teşvik almaya hak kazanan veliler, yine e-okul’dan tercih yapabiliyor. Daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu arada Teknolojik Anneler’den sevgili Derya, başvuruda kaybolmayalım diye konuyu adım adım görselleriyle yazdı. Dilerseniz yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bol şans diyelim, hepimize…





Bebek ve Çocukla Sakız Adası
25 Ağustos 2016

Bir adada sakız ağacı olan dolu köy varken, neden sadece dört tanesinden mastika çıkar; bilmiyoruz. Ama güneş gökleri kavururken kendimizi Sakız’da bulmanın nedenini biliyoruz:

Ekran Resmi 2016-08-11 16.52.40

Merkezden sadece 10 dakika araba sürerek çıktığınız bir koyda, atacağınız en güzel kulacı bulmanız işten bile değildir çünkü. Tabelası olmayan, toprak bir patikadan indiğiniz Mersinidi Plajı’nda fırtınaya teğet çarşaf gibi denizde yüzmenin keyfi, köpüğü beyaz pek az mavi koyda saklıdır.

Ya da ilahi bir elin turkuaz bir filtre altına sakladığı Agia Dinami koyunda suya bir dalıp bir çıkmanın hafifliği. Kafanızı suya daldırıp, nefes almak için yüzeye çıktığınızda gördüğünüz renk, dünyaya değil de bir Instagram karesine baktığınız hissini verebilir.

Oysa her şey olabildiğince doğaldır komşuda: Tavernalarda çalışan cefakar kadınlar, bıyıkları terleyen aşçılar, süpermarkette ouzoyla hangi peynirin iyi gideceğini demli demli anlatan göbekli adamlar, pastanede çalışan ve neşelerini çocuklarınızla her sabah paylaşan hafif toplu genç kızlar…

Türklere olan sevgilerini, ekonomik krizden çıkış bileti olarak görmek biraz da haksızlıktır aslında. Akademisyen ve sanatçıların iğneyle kazdıkları dostluk kuyusuyla farkına varmışlardır birbirimize ne denli benzediğimizin ve dünya denen koca gezegende başka kitapların çocukları bile olsak, kanka halimizin.

Aman Doktor şarkısını Yunanca dinlerken, gözlerin dolmasına biraz da budur neden. Ve İngiltere’de geride bıraktığım üniversite arkadaşlarımdan, en çok onları özlemem.

Bu yüzden bebek ve çocukla gezeceksek, kapı komşumuzu seviyoruz. Çünkü yakın. Ve…

Çocukla Gidilecek İdeal Tatilin Yeri 

Bizdeki Datça’ya çok benzettiğim Sakız Koylarında mavi denizin tavernalarla buluştuğu kıyı halka ait. Duş ile kabin her plajda var. “Ben yanımda şemsiye taşımam, stilime kramp girer” diyorsanız, şezlong ve şemsiye için 3 Euro’luk bir ödeme yapıyor, içeride içtiğiniz bira ya da Frappe isimli; bence içmemeniz gereken şekerle çırpılmış soğuk Nescafe’ye ayrıca para ödemiyorsunuz. Hatta şezlonglar yolun üstündeki tavernaya aitse, onu da ödemiyorsunuz.

IMG_0315

Frappe’yi sevdiniz mi? Yunanlıların neden olduğu aşikar olduğu selülitlerini de sevmeye başlayın o zaman. Babaların favorisi Mythos, kasap sucuğunun yanındaki elle soyulmuş patates kızartmasına çok yakışıyor. Bizde mekanlarda sadece paketten çıkan patates, orada işletme ayıbı sayılıyor. Yunanistan’da Türkçe menü artık bir sürpriz değilse de, içeceklerin şahı ayran ve çay hala menülerde yerini bulamıyor.

Bir de hayat yavaş akıyor Adalar’da. Biz de seviyoruz bu rehaveti. Teslim oluyoruz iyi ye, iyi eğlen, kasma diyen ada neşesine. Ve sıcağın altında antik kalıntı gezelim diye kasmıyoruz. Bunu yapacak olursak, çocukların sabrına kramp giriyor, biliyoruz.

Nerede kalınır? 

Biz bir yere gideceksek, artık otel değil ev kiralıyoruz ve mutfağı düzgün olsun istiyoruz. Sonra markete alışverişe. Türk turistlerin yorumları ile isabetli tercih yapma olasılığınızın çok olduğu Booking.com’da keyfinize göre bir yer mutlaka bulursunuz. Biz son sefer Voulamandis House’da kaldık. Balkonunun baktığı sık limon ağaçlı bahçesini ve ağaç dallarından içeriye güneşin kavurucu sıcağının giremiyor oluşunu çok sevdik.

Ekran Resmi 2016-08-26 12.41.47

Bu arada mutfak var, mutfak var. Bir dahakine ben fully equipped kitchen olarak yaparım aramamı.

Marketten ne alınır? 

Iskalamayın diyeceklerim Girit gravyeri ve Midilli’nin hem çiğ, hem de kızartması yapılıp yenen peyniri. Et buranın üçte bir fiyatına, pişiriyorsanız ahtapot ve kalamar da.

Ne dinlenir? 

Sezen’in gençlik yıllarına benzeyen Elefteria Arvanitaki ile, demli yıllarına benzeyen Haris Alexiou. Tora Fevgo diye haykırdığı şarkısında dinleyeni ne hale getirdiğini Alexiou bilir mi bilinmez, ama sırf bu şarkısı için bile entry doludur Ekşi. Gidiyorum diyebilenin kadınların dikliğiyle söyler diyeceğini.

Dalaras’la  Sakız Adası doğumlu Theodorakis de atlanmaz. Glykeria’nın şarkılarına da çocuklar bayılıyor. Hangisi derseniz Milise Mou’yu deneyin.

Ne yenmez? 

Bu soruya aslında nerede yenmez diye bakmak lazım. Şayet önüne tur otobüsü yaklaşmış bir taverna görürseniz, ikirciklenin. Bizden giden turizm talebinin çokluğu, patatesi pakete sokabiliyor; fiyatlar da şişiyor. Izgaranın başında duran göbekli amcanın olduğu ya da teyzenin alnına teri inci kolye gibi dizdiği yer doğru adres.

Ne yenir? 

Domuz ürünleri içeren ürünler hakkında tavernalar sizi, siz daha sormadan uyarıyor. Kasap işi sucukaki çok nefis. Kalamar bizdeki gibi hazır halka değil, derisiyle üçgeniyle servis edilir. Bizde de bol olan sardalya, orada nefis pişer. Tavernanın taştan bir ocağı varsa, o ocaktan çıkan yemeğin kabı bile yenir. Kabak, patates ve peynir kızartması pek lezizidir. Saganaki ben sevmem, yeni gidenler denesindir.

Fiyatlar nasıl? 

Erken rezervasyon yaparsanız kalacağınız yerin fiyatı çok uyguna geliyor, sona kaldıysanız vay halinize. Bir de aracı kurum üzerinden direkt rezervasyon yapmayın, beğendiğiniz tesisi mutlaka arayın. Aracılara komisyon vermektense, bunun bir kısmını size indirim olarak vermeyi tercih ediyorlar.

Gitmeden Nereyi Okusak? 

nereyekacsak.com’un kurucusu Orçun Dalarslan adayı çok seviyor ve sık sık ziyaret ediyor. IG’den sorulara da cevap veriyor sağolsun. Severek takipteyiz.

Adada arabasız olur mu? 

Biz adaya iki çocuk 5 yetişkin gittiğimizden, kendi aracımızla Çeşme’den feribota binerek geçtik. Rahat da ettik. Oto koltuğu kiraladın, küçük arabaya sığıştın derdi olmadı ki, bu çocukların koltuksuz dolanmasına içim asla razı olmadığından benim içimi çok rahat ettirdi. Araba kiralamayı düşünüyorsanız, erkenden rezervasyon yapın, yoksa bayram tatiliyle gelen yoğun Türk nüfusu dolayısı ile kendinizi Yunan toplu taşıma haritasını çalışırken bulabilirsiniz.

Bu arada araçla geçecekseniz, feribot saatinden en az 1 saat önce limanda olmanız gerek ki, aracın işlemleri yapılsın.

Bunun dışında her şey begonvil ve mavi. Siga siga* yaşam, germiyor ziyaretçisini.

 

 





Bebek Telsizi Gerekli Bir Yatırım Mıdır? 
19 Ağustos 2016

Anne olmadan önce, ne gerek var, diye aklımdan geçirdiğim kalemlerdendi bebek telsizi. Bebek dediğin yanında olurdu, hem sonra biz büyürken telsiz mi vardı? Olmasa da, olurdu.

Olsa daha iyi olacağını anlamak için, pek çok tükürdüğümü yalamak durumunda kaldığım annelik fazına geçmem gerekti. Niye mi?

Bebekler, Uyku ve Gıda

Ben büyürken uykum yokmuş mesela. Bir araba ağlar, uyumazmışım da. Bunun adını Türkiye’de kolik koymak için kaç jenerasyonun geçmesi gerekti kim bilir?

Birincide yemeyen, ikincide uyumayan çocuğa bodosladığından, çok zorluk çektiğini tahmin ettiğim Annem’i mumla aramak için, yemeyen VE uyumayan çocuğu ilk tombalada çektim torbadan: Taparak büyüttüğüm bebem Gökçe uyusun diye, az cirit atmadım sokaklarda.

Şimdi aynaya bakınca, çatmayı çok sevdiğim kaşlarımın yanıbaşında beliriveren çizgilerin takvimden sonraki müsebbidir bu durum.

Ya Gökçe kanadında? Oraya da kayıplar yazılmıştır kuşkusuz: Uyku, bir çocuğun en istikrarlı ebeveyni olan rutinin en önemli girdisi çünkü. Bir çocuk uyuyorsa,

  1. huzurludur
  2. yiyordur
  3. büyüyordur – yiyen çocuktan, daha çok hem de. Büyüme hormonu denen şey uykuda salgılanıyor zira.

Yemeyen ve uyumayan çocuğu Annem’den daha büyük bir talihsizlikle tecrübesizken bulduğumdan, Çınar dünyaya geldiğinde becermeye ahdettiğim en önemli kalemdi uyku. Onu etkileyen her parametreyi oğlaklara özgü bir titizlikle kontrol altına aldım.

Ekran Resmi 2016-08-19 15.59.41

Uyku eğitimlerini hatmettim bir yana, onu iyileştiren her şeyi de tedarik ettim.

Sinekleri uzak tutan ve kimyasal içermeyen limon yağı, ışığı içeriye sokmayan panjurlar, gece uykusu için gerekli karanlığı sağlayacak kalın perdeler, dışarının seslerini minimize eden ve uyku vaktinin geldiğini gösteren uygulamalar… Hepsi resmi geçidindeydi Çınarko’nun uykusunun. Buna bir de gündüzleri kapadığım oda kapısını ekleyebiliriz.

Ancak bebişten ses almadan onu kapalı bir kapı ardında bırakmak, becerebildiğim bir şey olmadığından, telsizleri dost belledim.

Onu odasına koyunca, ben işime ve yetişkin yaşamıma, o telsizinin güvenliğinde derin uykuya… Bir bebeği yetişkinliğe taşıyan köprüde kilit taşı anne sütü gibi görünse de, bir ömür boyu etkilerine bakarak uykudur diyebilirim ben aslında.

Ve telsiz bir bebeğin annesi için güvenlik demek olduğu kadar, kesintisiz yetişkin yaşamı ve bebek uykusudur çokça.

En İyi Telsiz Hangisi? 

Bebekle iletişimi kesintisiz sağlayan telsizdir hangisiyse odur diyeceğim ben bu soruya.

  • Ebeveyn ünitesi gerektiğinde pille çalışıp, kablodan bağımsız hareket edebilen, seni bir bulaşık makinasına, bir ocağın altına, bir bilgisayardaki dosyana götüren ama şarjı bittiğinde seni sesle uyarandır mesela.
  • Frekansı ikide bir apartmandaki diğer bebek telsizlerininkine karışmayanıdır.
  • Şehre tatil gelice, valizde çok yer tutmayanıdır. Mümkünse bebek uykudayken seni bahçede ya da havuzdaki keyfinden koparmayanıdır. Menzili uzun olandır.
  • Servisi yaygın olup, ona hiç gerek bırakmayanıdır.

Ben severim Avent telsizi, nedeni bundandır.

Ekran Resmi 2016-08-19 16.21.30

Bu arada Philips Avent telsiz, sadece benim değil; ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, Rusya ve Çin’de çocuk bakımı ürünleri ve markaları kullanan 36.000’den fazla kadının da birinci tercihidir. Aralık 2011’de TNS çevrimiçi memnuniyet anketine göre, Avent Telsiz annelerin 1 numaralı tercih olmuştur.

Telsiz kararı vermek için daha okuruz diyorsanız, evvelce yazmıştım:

Notlar:

Uyku eğitimi dedin, peşini getirmedin demeyin. Notlar burada:

Gerçek esansiyel limon yağı ülkemizde zor bulunuyor. Ben Brüksel’den aldım ama bulabiliyorsanız, sinek ve haşerat kovma performansında cibinlikten bile etkili diyebilirim.

Dışarıdaki sesleri bloke eden beyaz gürültü uygulamaları için White Noise App benim en sevdiğim.

 

 

 

logo




Ergenleri Kuşatan Sosyal Medya Tehlikesi
04 Ağustos 2016

Kendini büyümüş zanneden kişiye ergen, küçük olmaktan çıkmış, lakin henüz büyük bedenine girememiş; arafta acı çeken ruhun annesine de yazık denir. Küçümeninin yiyebileceği okkayla kazık olduğunu net bilir çünkü.

Bir de babalar vardır ki, ilgilileri ergenlikte kimi annelere taş çıkartır. Kızının maruz kalacağı erkeklerin hormonal sağnağından geçmiştir zira bir kez.

MAKES

Benim bebeler henüz küçük olduğundan, yolum ergenlerle çok kesişmiyor. Lakin şimdi tatil vakti. Öten berim okulu kapatıp gelenle dolu. Kristal gibi sulara dalıp çıkıyor ve 2 gün önce şehir hamamında kendi terimle yıkanan halimi uzak bir çocukluk anısı gibi hatırlıyorum.

Bodrum’da Kos’a komşu koya gelen tekneler, daha az bangırdatıyor “Yavrum kaldır kollarını, teslim ol etrafın sarılı” diyen ve 2 yıldır tatilimin tek şikayet kalemi haline gelen Türk Pop Müziği faciasını. Bu şarkıyı sevenlerin olması beni ürkütüyor. Sevenlerin gençler olması daha çok!

Şezlonglara henüz sigara dumanı perdesi inmediğinden, keyfim iyi. Tek kaygım iki solumuzda oturan 15 yaşın dünyayı algılama şekli ve elinde tuttuğu cep telefonu ile 1 saati bulan konuşmasını 6 yaşındaki kızımın duyuyor olması!

Gökçe’nin kulaklarını kapat işareti yaptığım eşim, gülerek boşluyor beni. Oysa masumun dünyayı algılama şekli, onu da kaygılandırıyor; anlıyorum.

Tehlikenin adını biz değil, Dr. Jill Sanders koysun: Ergenken insan beyninin yarısı gidiyor. Mecazi değil, gerçekten!

Ve biz bu yarım beynin komuta ettiği ele, dünyayla kesintisiz bağlantı sağlayan bir cep telefonu veriyoruz!

Başkalarının duyuyor olmasından zerre kadar rahatsız olmadığı konuşması tehlikelerle o kadar dolu ki, elinde tuttuğu cep telefonu kurşunu sürülmüş bir silah gibi patlayabilir biliyorum.

Bir Instagram hesabı olduğunu duyunca, soğuk suya dalmış gibi oluyorum: Acaba ne paylaşıyor ve annesi biliyor mu paylaştıklarını?

Bilmeli oysa. Özellikle kız çocukların görünüm üzerinden sosyal bir baskıya maruz kaldıklarını ezbere bilmesi gerektiği gibi! Beyin hücrelerinin yarısını yitirmiş birinin, yolunu da yitirmesi işten bile değil çünkü.

Ergen Anneleri Ne Yapmalı? 

Screenagers filmiyle dünyasına girdiğim ergenlik için uzmanlar, “Aileler çocuklarının telefona erişimine kısıtlamalar getirmeli” diyordu. “Çocuklarınızın telefona erişimini, kendinizin de uyacağı kurallara bağlamalısınız” derken, bu gemide hep beraber olduğumuzu, çocukların da bilmesinin önemini vurguluyorlardı. Bir de çocukları kendimizi tabii tuttuğumuzdan daha sıkı standartlara maruz bırakamayacağımızın.

Ekran Resmi 2016-08-04 17.31.37

Çünkü…

Özgürlüklerini bizim nesle göre daha kolay kazanmış şimdiki ergenlerin, hayattan alacakları dersler, yazık ki daha pahalı. Dünya birbirine bu kadar kenetlenmişken, sütyenle çekip arkadaşına gönderdiği masum bir eğlencelik resmin, onun arkasından uzun bir yol yürüyebileceğini, utançlarının uzun bir zaman dijital kimliklerinde yaşayacağını bilmeliler.

Bu hikayenin aynısını yaşayan Amerikalı bir kızı anlatıyordu Screenagers filmi. HT Hayat özel gösteriminde filmi beraber izlediğimiz Uzman Psikolog Nilüfer Devecigil, bu gibi hatalara kurban gitmemek için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor :

Çocukların yanında olduğumuzu gerçekten bilmeli gençler. Yoksa cılkı çıkan sosyal medyanın “Yavrum kaldır kollarını, teslim ol etrafın sarılı” diye esir aldığı masum, pekala bizimki olabilir.





Bebek ve Çocukla Barcelona’ya Gidilir Mi?
15 Temmuz 2016

Kaçarım olmasın diye buraya yazmıştım, sadece sevgilinle gidip gezilmesi nefis olacak Barcelona’ya bebek ve çocukla gideceğimi.

Aklımda bir ajanda var çünkü: Üniversite vakti gelince, Gökçe Amerika’yı değil, Akdenizli bir Avrupa kentini seçsin istiyorum. Metroların temizlik koktuğu, sokakların günde iki kez yıkandığı bir Akdeniz kentinin, en az endüstriyel benzerleri kadar organize olabildiği gecesi ayrı, gündüzü ayrı kıpır Barcelona’yı mesela.

Ekran Resmi 2016-07-15 16.46.01

İçlerine girip dakikalarca çıkmak istemediğim butiklerle dolu Gotik Mahallesi’nde içsin kahvesini. Ya da La Ramblas’a paralel inen sokaklardan denize kavuşan yolların başında durunca, kendisini vaktiyle annesinin hissettiği gibi hissetsin: 1.60’lık boyumla bana Victoria’s Secret kanatlarını takmış gibi hissettiren bu şehrin ruhu, onu da yükseltecek biliyorum.

Barcelona’ya gitmeyi çok istediğimden, -bir de 4 yıl boyunca dilimden düşürmediğimden- eşimi, annemi ve ablamı da razı ediyorum. Ve biz 6 yaşındaki Gökçe ve 2 yaşındaki Çınar’la, 4 saatlik bir Mission Impossible uçuşuna çıkıyoruz.

Ekran Resmi 2016-07-15 16.48.27

Lakin Barcelona Katedrali önünde pazar günleri özellikle yaşlı kentlilerin katıldığı yerel dansı kaçırmıyoruz. Gece olunca çocukları otelde teyze ve anneannesine bırakıp, eşimle tapasları turluyor, ilerde çocukla geliriz diye planlar yaptığımız ilk ziyaretimizi yadediyoruz.

Bizi en çok mutlu edense, bir sokak arasından geçerken birbirine dolana çözüle dans eden sokak dansçılarının yaptığı tango ya da sıkı Katalan ve sıkı Katolik olan bu kentin katedrallerinin birinin arkasındaki çıkmazda kulağımıza çalınan çello tınıları…

Picasso ve Miro’yu Çınar’ın da biraz daha büyüyeceği sonraki gezimize bırakıyoruz. Şehrin İstiklal Caddesi olan La Ramblas’nın teklifsizce açılıverdiği Balık Pazarı Bouqeria’da Endülüs Tarzı çöpleniyor, üstüne çocuklara fırından taze çıkan tatlılar ısmarlıyoruz.

Pandispanya’nın Pan di Hispania demek olduğunu, Osmanlı’ya gelen Yahudilerle dilimize yerleşen ve bugün neden kek anlamına geldiğini anlamadığım ekmeğin, İspanya’ya özlem anlamına geldiğini öğreniyorum ablamdan. Yerlerinden istemeden sökülen tüm insanları düşünerek, içim buruk içiyorum en güzeli Palosanto’da yapılan Sangriamı.

Ekran Resmi 2016-07-15 16.53.31

4 tapasın kesiştiği yere bir park koyan Barcelona’yı, çocukları yetişkin hayatına hissettirmeden soktuğu için çok seviyoruz. Ayaklarımız geri geri giderken ayrılıyoruz kentten.

Barselona’ya Çocukla Gitmeyi Düşünenlere İpuçları:

Barcelona elinizi kolunuzu sallayarak mekan ziyareti yapabileceğiniz bir kent değil. Yığılma olmasın diye randevu usulü çalışıyorlar. Dolayısıyla gitmeden planlama yapıp, gider gitmez rezervasyon yapmanızı öneririm. Bir de her ayın ilk Pazar günü, çoğu müzenin girişi ücretisiz. Girişler çok pahalı olduğundan, bunu bilmekte fayda var.

Ne zaman gidilir:

Yaz ayları çok sıcak olacağından, tavsiyem mayıs gibi ya da eylül sonu gibi gitmek. Scooter ve bebek arabası ile kenti gezmek gerçekten kolay. Metrosu pratik.

Neye dikkat edelim:

Metrodaki ve şehirdeki cepçileri meşhur, dikkat. Yanınızda çok az para ile pasaportların sadece fotokopisini taşıyın. Stilinize eziyet edecek biliyorum ama cüzdanı öne doğru asacağınız sırt çantasına koymak, en iyi ipuçlarından.

Yemek & İçme:

Yunanistan kadar rahat etmesek de, Akdeniz Mutfağı olduğundan Barca’da sorun yaşamadık. Dönerken ne almadan dönülmez derseniz Moskatel diyebilirim; şarap likörüdür kendisi ve başlangıç noktası olan İspanyol şarabı kadar da iyidir.

En zorlandığım:

Uçuş için THY’yi seçtik, iyi de etmişiz. Erken alınca bilet fiyatı makul. Uçuş uzun olmasa, durup durup giderdim ben Barcelona’ya. Bizi tüm seyahat boyunca tek zorlayan dönüş yolundaki pasaport kontrolü sırasında uykusu bölünen Çınar oldu. Kaosa dönen uykusu, onu uçakta pimi çekilmiş bir yumurcak haline getirdi. Bayram trafiğinde araba kullanmak mı, yoksa bir toddler’ın bu haline katlanmak mı diye sorsanız, düşünmeden ilki derim.

İyi ki:

Merkezde ev tutmuşuz. İki çocukla elimizi en çok kolaylayan bu oldu. Happy Apartments Las Ramblas’da, limana yakın konumu, temiz ve şık oluşu ile gönlümüzü fethetti. Yine gidersem yine orada kalırım.

Dinleyelim: 

Aslında kendisini Barselona’da değil, Cordoba’da Shazam’ladığım bir cafede keşfettim ama Diego El Cigala İspanya denince artık aklıma gelen ilk ses. Bebo Valdes ile çalığı parçalarını, oğul Valdes ile çalan Buika’dan çok sevdiğim doğrudur. Aşağıdaki favori parçam, olmadı Lagrimas Negras’ı deneyin. Ve lütfen söyleyin, haksız mıyım?

Bir İspanya güncesini, çingene müziklerini ve güzel kahveyi hayatıma sokan Isabel’i anmadan bitirsem olmaz. İspanya aşkı denen mikrobu, vaktiyle çalıştığım Bursa’daki fabrikaya yolladığı kargolardan kapmış, bu gezileri onun kutularından çıkan topuk sesleri ve kahve kokusu ile hayal etmeye başlamıştım. Huzur içinde uyu Tenerife’nin demli ruhu.

Kategori: Genel
Etiketler:








Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.