Çocuklarda Stres ve Özgüven II | Hamile ve Anne
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Çocuklarda Stres ve Özgüven II
28 Aralık 2012

Geçen yazıda Nilüfer Devecigil ufkumuzu açmış, ilişki odaklı yaklaşımı ebeveynlerle tanıştırmıştı. Davranış odaklı olmayan, regüle ve stresi yönetebilen bir anne bakın nelere kadir:

Regülasyon

Regülator düzenleyen, dengeleyen sistem demek. Sinir sistemi tam da böyle bir sistem. Regüle değilsek, yani tolerans penceresinde durmuyorsak, ya hiperaktif ya da donma halindeyiz. Şöyle ki:

  • Eğer yaşanan anda stres var ise, kişinin ‘tolere etme penceresi’ regülasyonun yukarısına çıkar. Burası hiperaktif olma halidir. Aslan görünce düşünmeden topuklamamızı sağlayan savaş/kaç mekanizması devrededir. Kan pompalanır, kalp atışı hızlanır, gözler büyür. Burada akıl ve idrak yoktur.
  • Tolere penceresinin altında ise donma hali olur.

Çocuğa Yaramaz Demek İşe Neden Yaramaz?

Çocuğunuza yaramaz, huysuz, uyumsuz… gibi nahoş sözler sarf ettiğinizde şu olur: Çocuğun stres mekanizması yukarı çıkar.

Ön lop korteks, direkt aşağıdaki  ilkel beyne gider. İlkel beyinde zeka yoktur, gelişmiş beynin çözüm üreteceği konular karşısında etkisizdir. Adrenalin üretir, kanı pompalatır ancak düşünce ve çözüm üretemez.

Söylenmeyi ileri götürüp onu korkutacak olursanız, miniğiniz ya güler, ya da aynı reaktif sistemin içine gelir. Amacınız çocuğunuzun yaptığınız eleştiriyi anlayıp düzelmesidir. Ancak onu ittiğiniz yerde zeka olmadığından, bunu anlayamaz. Yaptığınız eleştiri işe yaramayacağı gibi, tesis ettiğiniz ilişkiyi de yaralar!

Stresin Faydası/Zararı

Zararlarını biliyoruz da, faydasını pek duymamıştık değil mi? Ancak dozunda stres beyni çok verimli bir alanda tutuyormuş.

Strese Tepki Eğrisi

 

Yukarıdaki şemanın bize öğrettiği şey şu: Stres hep var. Bir miktar artacak olursa, bizi çok verimli bir alana götürüyor. Çok artacak olursa da, performansı düşürüp endişeli ve mutsuz bir birey yaratıyor. Eğrinin en tepe noktası optimum kısım. Burada her şey regüle, yani çocuk öğrenmeye açık.

Yıllar önce Harvard Business Review’da okuduğum bir makale, şirketlerde en yaratıcı çalışmaların bir miktar stres altında üretildiğini söylüyordu. Lakin stres aşırı artacak olursa iş yapamaz hale geliyordu denekler. Anlıyorum ki, çocuklar için de mekanizma geçerli.

Sağ Beyin – Sol Beyin

Biliyor musunuz, bir çocuk ilk 3 yıl sağ beyinde oluyormuş. Sağ beyin duyguları, bütüne bakma halini kontrol ediyor. Sol beyinde ise mantık ve akıl var. İdeali sağ- sol beynin entegre çalışması, miniğimizin ortada olması.

Ortada kalamaz…

  • Sağın ucuna giderse çocukta taşma hali oluyor. ‘Hadi çık oğlum ordan’ komutuna gelen ‘çık-mıy-cam’ ısrarında gördüğümüz, genelde bu durum.
  • Solda uca giderse de gözlemleyeceğimiz, ‘Okulda falanca kişinin benimle konuşmaması umrumda değil’ durumu, yani ‘frijit olma, kontrol hali’.

Ortada kalabilme, birazdan anlatacağım  akademik başarı ölçümü olan SAT’den çok yüksek puan alabilmenin yolu.

Peki çocuğumuzu ortada tutmanın yolu ne?

Analitik olan sol beyin, karşılaştığı olayı anlamlandırmak için duyguyu sağ beyinden çeker. Ebeveyn olarak ben önemliyim. Stresliyken ben regüle değilsem, ortada kalamıyorsam, çocuğuma da bunu modellemiş oluyorum. Peki stresi nasıl regüle edeceğiz?

Stresle Başa Çıkma

Tamam çocuğumuz iyi bir okula gitsin istiyoruz. Biz de Gökçe’ye küçük Harvard diyoruz zaman zaman. Şayet ben buna kanalize bir anne isem, çocuğumu sol beyin odaklı yüklüyorum demektir. Yani kafacığını yorumlamayı bilmeyeceği bir sürü bilgi ile dolduruyor olabilirim.

Bugün şehirlerde çocuk büyütmeyi proje haline getiren, çocuğunu o aktiviteden bu aktiviteye sürükleyen anneler tam olarak böyle.

Bunu yapmayacak; avarelik, ya da boş zaman kalfalığı diyerek küçümsediğimiz hiçbir şey yapmama anlarını onlara tanıyacak, bu sırada edindikleri bilgileri sindirmelerine izin vereceğiz.

Zıplama, emekleme, sallanma, ağaca tırmanma, dengede kalma gibi hareketler regüle edici hareketlerdir. Meleği bolca parka götürüp, iPhone, iPad, bilgisayar ve TV gibi regülasyon bozucuların kullanımını minimize edeceğiz.

3 yaşa kadar çocuklar sağ beyinde demiştik. Bu tip bir açıklama yapmışken meşhur Marshmallow Testi’ne değinmemek olmaz. 1970’lerde Stanford’da yapılan bu deneyde, 4 – 6 yaş arasındaki çocuklara marshmallow verilir. 15 dk. yemeden duran çocuklara ikincisinin verileceği söylenir.

Çocuklar ne mi yapar?

 

Marshmallow’u yemeden bekleyebilen çocuklar, ilerleyen yıllarda sayısal ve sözel bir bilgi ölçme testi olan STA’den 250’nin üzerinde puan alırlar. Duygusunu kontrol edip, hazzı erteleyebilen çocuk bilgiyi daha çok alabilmiştir yani.

Anlayacağınız ben farkında isem, ilkel beyinde değilsem,  çocuğum da olmuyor. Değilsek şu andan itibaren değişebiliriz, yeter ki farkında olalım. Ben değişip regüle olabilirsem, çocuğum da olabilir.

Çocuğumuzun beynine doğanın yüklediği yazılımın ne olduğunu  anlamaya ve potansiyelinin en iyisini gerçekleştirmesine yardımcı olmaya devam edeceğiz.

Hemen sonraki yazıda…





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>





Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.