Çocuklarda Stres ve Özgüven IV | Hamile ve Anne
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Çocuklarda Stres ve Özgüven IV
23 Ocak 2013

Geçen yazımızda yenidoğan bebeklerimizi nasıl sakinleştireceğimize, çocukların bir şeyi neden mahsus yapmadığına, tehlikeli her şeyi merak eden miniğimizi nasıl dizginleyeceğimize ve oyuncağı kırılan çocuğa nasıl yaklaşacağımıza bakmıştık Nilüfer Devecigil öğretileriyle. Devam edelim:

İçinizdeki Çocukla Konuşmak

Belki de siz istediği oyuncağa hiç sahip olamamış bir ebeveynsiniz. Çocuğunuza kutu kutu oyuncak alıyorsunuz ve o bunu takdir etmek yerine, bir tanesi kırıldı diye şımarıkça ağlıyor.

Çocuğunuz aşırı tepki gösteriyorsa, şunu telkin edin kendinize “Biliyorum benim için bu kolay değil. Zamanında bana oyuncak alınmadığı için üzgünüm.”

Ağlayın, gülün, sizi üzenleri yazıp kağıda dökün ve enerjinizi dışarıya atın.

Regüle hale gelin. Siz regüle olmadan çocuğunuza bir faydanız dokunmaz.

Ancak kendinize şefkat gösterebilirseniz çocuğunuza bakabilirsiniz.

Çocuğun her dediğini yapmak  

  • Çocuğunuzu her an kurtarıyorsanız
  • Sizin alanınıza müdahale ederek yaptığı istekleri sabırla karşılıyor ve bu sabrı göstermenin iyi olduğunu düşünerek saçınızı her daim süpürge ediyorsanız…

Çocuğunuza aslında şunu söylüyorsunuz: “Sana duyduğum sevginin gücü o kadar fazla ki, ben bununla ne yapacağımı bilmiyorum.”

Türk anneleri olarak fedakarlığı yanlış bir şeyle karıştırdığımızı anladık sanıyorum. Kendinizi çokça’ koşma düşersin’ derken ya da çocuğunuz için her an, her şeyi düzeltmeye çalışırken yakalıyorsanız, toplum ortasında şımarık ve regülasyonu bozuk davranan çocuk yetiştirme ihtimaliniz artıyor. Önce toplumu daran, sonra da anne-babanın ilişkisini bozan çocuğa bir adım kalıyor nihayetinde. Aman dikkat.

Aile büyüklerinin çocuğunuzla ilişkisini kontrol etmek

Çocuğunuza çok fazla mesai veriyor, her şeyin en doğrusunu yapmaya çalışıyorsunuz. Ancak büyük anneler ya da teyzeler, sizinle yetiştirme tarzınız konusunda aynı fikirde değiller. Kürekleri kendi bildikleri gibi çekmek istiyorlar. Siz de bu durumun çocuğunuzun kafasını karıştıracağından korkuyorsunuz.

Tatile gidip denize giremeyen, sofraya oturup yemek yiyemeyen, annesinin torununa kendine davrandığı gibi davranmasını istemeyen sevgili Türk annesi. Şunu bil ve rahatla: Etrafını kontrol edemezsin, herkesi kendin gibi yapmaya çalışma.

Annen miniğine o çikolatayı verecek/çizgi filmi açacak/yemeğini ye de parka gidelim diyecek,  ceza/ödülü bir nesil geride bırakıp ilişki odaklı yaklaşımı baş tacı eden senin zinhar yapmaman gereken pazarlığı yapacak.

Onun da içindeki çocuk bunu söylüyor çünkü.

Bunu sürekli kontrol etme çabası sende stres yaratır ki, bakım veren bir annenin ihtiva etmesini isteyeceğimiz son şeydir bu.

Korkma, onun davranışı, senin ilişki odaklı olman tutarsızlık yaratmaz. Alıştırmamak için cansiparane savaş verdiğin pazarlık, başkasından gelince yavrunun aklı karışmaz. Senin başkaları ile değil sadece ve sadece kendinle tutarlı olman gerekiyor. Ve bu yeterli.

Yeri gelince son örnekten hareketle şöyle savuşturabilirsin konuyu: “Anneannenin seninle pazarlık yapması hoşuna gitmedi. Sen park vaadi ile değil, doyunca durmak istiyorsun.” Böyle olunca ne yaptınız? İlişkide kaldınız. Anladınız siz onu.

21. yy ebeveynliği

Yani bütün mesele çocuğun yaşadıklarından anlam çıkarmasına yardımcı olmak. Aslında 21. yy ebeveynliğini tanımlıyor bu kısa cümle. Anlam çıkarabilen çocuk, tolere edebilme penceresi ve pencerenin pervazında duran özgüvenle ilgili en doğru şeyi öğrenmiş oluyor zira.

Çocuğunuzla ilişkide kalabilmek içinse,

  • Kendi ihtiyaçlarınızı dinleyin. Bunu yapabilirseniz, onun bitmeyen taleplerine sabretmeniz gerekmez.
  • Kendi duygularınızı da çocuğunuza söyleyin. Yaptığı bir şey sizi kırdı/üzdü/duygulandırdı/neşelendirdi ise, duygunuzun adını söyleyin ona. Yalnızca kendi duygularınızın ilişkiyi domine temesine izin vermeyin.

Her fark ediş, bir iyileşmedir. Çocuğunuz zamanında size alabora eden bir stresle başa çıkabilir. Sizin ödeviniz onu durumdan çekip kurtarmak değil, anlam çıkarmasına yardımcı olmak.

Anlam çıkarırken kullanacağınız dil de, yaşadığı duygusunu görüp bunu ona yansıtmak. Yani: “Evet biliyorum hayır dedim diye kendini kötü hissettin / Parktan ayrıldık diye anneye kızdın / Düştüğün için çenen acıdı, canın yandı / Arkadaşın oyuncağını elinden aldı diye içerledin”… gibi gibi.

Sonraki yazımızda çocuğun korkularıyla başa çıkma yöntemi, ekran kullanım sınırı, çocuğumuzla nasıl oynayabileceğimize dair öneriler ve başarılı çocuk yetiştirmenin basit ama altın kuralına değinerek bitireceğiz seriyi.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>





Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.