Çocuklara Sınır Koymak – I | Hamile ve Anne
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Çocuklara Sınır Koymak – I
08 Mart 2013

Milletçe alet-edavat manueli okumayı sevmiyoruz. Lakin çocukları çok sevdiğimizden, bir manuelleri olsun da okuyalım istiyoruz. Öyle ki psikolog – pedagog grubu profesyonellerin çocuk doktorlarından daha titizlikle arandığı ilk çağı yaşıyoruz sanırım. Rakamda yanlışsam Anneysen.com beni düzeltsin ama, o gün 50 kadar annenin de aynı fikirde olduğunu gördüm “Çocuklara Sınır Koymak” eğitiminde. Notlar gecikti biliyorum, lakin sıra ancak geldi.

Hillside Learning Center’da düzenlenen konuşmada Psikoloji İstanbul’dan Tolga Erdoğan’ı dinledim. Giderken kafamda gevelediğim soru şuydu: 3 yaşa kadar sınır konmayan çocuklar daha özgüvenli ve zeki olduğunu söyleyen bir ekol var. Peki bu doğru mu?

Çocuğa Hayır Denmeli Mi?

Benim hayır’ı sıfırda kullanmaya çalışan tanıdıklarım oldu. Bir de sıfırda kullanan tanıdıkları olan mağdur arkadaşlarım. Neden mi mağdurlar? Çocuklu arkadaşları evlerine geliyor ve kendi evlerinde sundukları özgürlüğün aynısını sizin yeni boyalı duvarınıza, meşe masanıza, el işi örtünüze, titreye titreye kullandığınız yadigarlarınıza tanıyorlar. Açıkça söylemek bu nazik insanlara ayıp geliyor biliyorum ama bir daha evde görüşmek istemiyorlar aslında. Ne fena!

Benim tanıdıklarımda da durum parlak değildi. Dış dünya kocaman bir “hayır” bulutu olduğu için, çocuklar ufaktan bocalamaya başlamışlardı bile. Bu bocalama makasının ileride aleyhine çalışacağını bildiğimden ben Gökçe’yi elimde bez bıraktığı yemek ya da boya artıklı izleri silerken takip etmedim hiç.

Duvarı boyamak istediyse Ikea’dan rulo kağıt aldım, duvara yapıştırdım. Pimapen balkon kapılarımızın alt panelini beyaz tahta gibi kullanabileceği şekilde düzenledim. Çayımla oynamaya başladıysa doldur boşalt oyunu kurdum. Onun temel ihtiyacını karşılayan, bana hayır dedirtmeyen ortamlar sundum kendisine. Böyle olunca ne mi oldu? Ekonomik kullandığım hayır’ların, kullanıldığı yerdeki etkileri arttı.

Soruya geri dönelim: Hiç hayır demeseydim, Gökçe hiper-özgüvenli ve ultra Steve Jobs bir insan mı olacaktı? Tolga Bey’den cankulağıyla dinleyelim:

  • Biz çocuğumuza hayır demezsek, ileride şaşıran, kendi de hayır diyemeyen çocuklar haline geliyorlar. Evde hiç hayır denmeyen çocuğun dış dünyada ne kadar zorlanacağını düşünebiliyor musunuz?Ama…
  • Çocuğunuz büyürken kanepenin altındaki topa yetişemiyorsa, gidip topu siz almayın. ‘Ağır taşıma, yüksek düşersin…’ gibi bahanelerle etrafındaki tehlikeleri sürekli bertaraf ederseniz,  çocuğunuzun ilk matematik dersleri boş geçer.
  • Oyuncak pis diye ağzına sokma nidaları atıyorsanız, yalnızca mikroplara karşı bağışıklık geliştirmesine engel olmuyor aynı zamanda ‘çevre tehlikelerle dolu’ mesajı veriyorsunuz. Hepimiz biliyoruz ki, rahat annelerin daha dingin ve sürekli hasta olmayan çocukları olur.
  • Güvenliği gerçekten tehdit eden bir şeyden bahsediyorsak, çocuklar bunu zaten anlıyorlar. Beden dilinizle ve seçtiğiniz sözcüklerle bunu anlatırsanız, o mesajı çok rahat alıyorlar. Bağırmayın ama. Sakin ve kararlıca söyleyin. Güvenliğini tehdit eden şeyi anladı ve yine de ağlıyorsa, izin verin ağlasın. Bu konuda yapacak bir şey yok.
  • Koyduğunuz kuralı istikrarla uygulayın.

Kural ya da sınır koymanın geldik mi altın kuralına: Hepimiz kuralları test ederiz. Çocuklar bu işte ustalar. İstikrarın olmadığı kural olmaz. İstikrarlı olun. 

Koyduğumuz Hayır’lar Evet’e Dönüşebilir Mi?

İstikrar demek, hayır dediğiniz şeyin ilelebet hayır olması anlamına da gelmemeli. Mahalle baskısı hissediyorsanız, ya da durum gerektiriyorsa hayırlar bazen evet’e dönüşebilir. Özellikle çocuğunuz bir yeni gelişim eşiğini atlıyorsa, çevre değişikliği ya da hastalık gibi durumlar varsa. Bu durum tutarsızlık yaratmaz.

Çocuğa Bağırmak Neden İşe Yaramaz?

Bir çocuğa bağırarak bir şey söylemenin işe yaramadığını Nilüfer Devecigil’den de detaylıca öğrenmiştik. Buradaki şahane notları okumaya vaktiniz yoksa, özetle söyleyelim: Bağırırken kontrol yoktur. Kontrol yoksa, kural hızla değişir. Agresyonla hayır derseniz, beynin kontrol merkezi tatile çıkar. Çocuk direkt şu sonuca varır: “Demek ki ben kuralı ihlal edebilirim”.

Notlara çocuklara kuralları nasıl öğretebileceğimiz, 2 yaş sendromu, sınır koymamanın afakiliği ve ödül /ceza üzerine konuşarak devam edeceğiz. Sonraki yazıda görüşmek üzere.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>





Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.