Hamile ve Anne | Hamile ve Anne | Page 10
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Bebek ve Çocukla Brüksel Seyahati 2
05 Ekim 2015

Geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim mi? 5 yaşında bir çocuk ve 1 yaşında bebekle gezip görecek turistik yerlerin çok da olmadığı Belçika’ya niye gidilir anlatayım.

Sebep, içimi kemiren ‘Bir gün çocukların eğitimi için yurtdışına gitmemiz gerekirse, burası bir seçenek olur mu acaba?’ sorusuydu.

İstanbul’da özel okula o kadar para verene kadar, acaba  dönüşümlü sorgulamanın olduğu bir yerde, evrensel kalitede bir eğitim için yurtdışına gideceksek Belçika makul bir yer mi sorusuna cevap arıyordum.

Zira eşimin bir iş arkadaşı ailesiyle 7 yıl önce Brüksel’e yerleşmiş ve benim ‘Çok sürmez dönerler herhalde’ tahminlerimi boşuna çıkararak, orada kalmaya devam etmişti:

Woluwe yakınları, Brüksel

Woluwe yakınları, Brüksel

Sanırım bu listeyi yazabilmek için gittim aslen Belçika’ya.

Ekran Resmi 2015-10-01 14.45.28

Grand Platz’da yılda bir gün zemin çiçeklerden bir halı ile kaplanıyor.

Ama şirin Grand Platz’da kahve kokulu dükkanlara girmek, şık butiklerden çikolata almak, Fuar için yapılan; sonra da 11 Euroluk turistik bir gezi olan Atomium’a gitmek de fena değildi hani.

Ekran Resmi 2015-10-01 13.50.19

Atomium’daki ‘köpek böyle, geyik böyle, arı böyle görüyor; insansa böyle’ karşılaştırması bile, çocukları eğitim için buralara getirmek lazım düşüncemin altını çiziyordu.

Peki yok muydu bu pembe tablonun eksisi?

İtalya sınırının üzerinde seyreden her Avrupa ülkesinde olduğu gibi yemekler Belçika’da da vasat. Pakette patatese, soğanlı bir suda haşlanmış midyeye ya da hamburgere yemek diyorsanız ayrı. Ama kabul edelim, mutfağında patlıcanı 270 farklı şekilde pişirebilen bir kültürün ecdadı için pek çok ülkenin mutfağı hayal kırıklığı.

Yani (bireysel özgürlükler) + (kibar ve espirili insanlar) + (araba parklarında ve üst geçitlerde çalan müziğin ima ettiği burası güvenli ve keyifli bir yer önermesi) + (sosyal devlet) + (Avrupa’nın tüm güzel kentlerine olan araba mesafesi) – (depresif hava) – (kötü mutfak) – (aile/akraba/arkadaşlara olan uzaklık) = Toplamda artı gibi. Gibi?! Son bölüme ne kadar değer yükleyeceğinize bağlı aslen kopma noktası.

Ekran Resmi 2015-10-01 14.15.35

TenTen, Titeuf, Şirinler… hepsi Belçika menşeli. Bu şunun kanıtı: Belçikalının espiri anlayışı yüksek. Bir de çok katı değiller.

Gider miyiz yine? Sightseeing dedikleri anlamda gezip görülecek pek fazla bir şey kalmadı. Kararımın sağlamasını yapmak için bir kez daha giderim Belçika’ya ama, evet. Beni hayrete düşüren şeyse şu oldu: İstanbul Akdeniz’li bir ülkede olmasına rağmen, masalarda oturup uzun uzadıya sohbet eden inanların yeri değil. Bizde yaşam ev, işyeri, trafik gibi kapalı alanlara sıkışmış durumda. Orada hava kötü olsa da, daha ılıman bir sosyal iklim var sanki. Bu hayattan ne beklediğinizle ilgili olsa da, benim gözardı etmek istemeyeceğim kadar önemli bir parametre.

Özetle, iki çocuk için özel okula o kadar parayı yatırıp Avrupai olmaya çalışan bir sisteme kaydolmaya çalışmakla, Avrupa’da bir muhtara kaydolmanın muhasebesini gerçekten iyi yapmak gerek.

Bunun için bir de İspanya’ya alıcı gözle bakacağım. Şuraya açıktan yazayım ki, kaçarım olmasın.

 

 

 

 

 

 

Kategori: Genel
Etiketler:




Bebek ve Çocukla Brüksel Seyahati 1
28 Eylül 2015

Eşim Gökhan’ın iş yerinde çok uzun saatler yaşamasının, bizim açımızdan çekilir tek yanı var. İş için gittiği uzun menzilli yurtdışı seyahatlerine eşlik edebilmek.

Gökçe 2,5 yaşında bir yumurcakken Tayland’a gidip eğlenmiş olmanın verdiği güven duygusu ile atladık bu seferki ‘Brüksel’e gelir misiniz?’ teklifine. Teklif gibi görünen şey aslında benim eşimi, malum soruya celp ettiğim bir ön hazırlık sinsilesiydi ama neyse. O topa şimdi girmeyelim.

Bebekle Belçika Seyahati

14 aylık bebekle ve 5,5 yaşında çocukla Brüksel’e niye gidilir, ya da gidilir mi, ben size onu anlatayım:

Asla yitirmek istemediğim bir iştahla seviyorum gezmeyi. Avrupa’daki kahve kokulu kahvaltı salonlarının, beyin kimyam üzerinde oldukça olumlu bir etkisi var. Sokakta gördüğüm birey muamelesinden mi, yoksa mevcut karmaşadan çıkmış olmaktan mı bilmiyorum, kendimin daha sakin bir versiyonu olarak dönüyorum oralardan yurda.

Gerçi eldeki plan her zaman çarşıya uymuyor, bazen seyahate özel aksilikler de yaşamıyor değilim. Misal, sabahın köründe hevesle yollandığım havaalanından midemi ellerimde bularak indim Brüksel’e. Bizi uçağa taşıyan otobüsün köklediği klima  midemi çarpmış, üstüne de erken uçuş saatinin eşit demek oluğu migren eklenmişti.

Eşim iş toplantısına gitmek zorunda olduğundan, zonklayıcı baş ağrısından ve seri istifradan yere kapanıp ağlamak istiyordum. Aile, arkadaş, doktor vb her şeyden uzaktım; kendime bile bakacak durumum olmadığı halde yabancı bir ülkede hem bir bebeğe, hem de acıkan ve yorulan bir çocuğa bakma sorumluluğum vardı.

Ekran Resmi 2015-09-28 12.27.24

Gökçe, sana teşekkür etmiş miydim?

Allahtan annesini hiç bir zaman böyle görmemiş kızım duruma aydı ve Gökhan gelene kadar hem kardeşine, hem de kendini yetişkin bir insanın öz saygısının dip yaptığı noktada bulan annesine baktı.

Utanç, üzüntü ve gurur karışığı bir yumakta buldum kendimi. Bir de ne pahasına olursa olsun migrenden kurtulma kararıyla.

Peki neden Belçika?

Yenilenen Nato Binası, yeşil ve karanlık bir filtre ardından görünen, bence çakma Venedik desem haksızlık etmiş olmayacağım Brugge, ya da sevimliliği; büyük ve şık bir öğrenci kantini gibi davranan, Pazar günü kurulan bit pazarı ile alabildiğine bohemleşen Leuven değildi sebep elbet.

Sebep, çok uzatmayalım diye sonraki yazıda.

 





#AferinBenimAnneme – Hediyeli Yarışma
17 Eylül 2015

Bir bir bir söyle Çınar. Şu ara en çok bunu oynuyoruz. Tatlı tatlı gülüyor bana. Sağ elinin minik boğumlu işaret parmağını, sol elinin ayasına dayayıp ‘bö bö bö’ diyor. İçimden aşkla dolu bir parça kopuyor tam o anda.

Ekran Resmi 2015-09-17 13.26.47

Bugün kazarayla da olsa ağzından ilk ‘anne’si çıktı :)

Freud’a Ne Yaptık da Çocuklarımız Böyle Oldu Kitabı, aşla davul olmuş anne ruhuma müstehzi müstehzi göz kırpıyor bir yandan da:  “Çocuklarımız bizi sevsin istiyor, bu yüzden kontrol kaybediyoruz” diyor, anne babaların frene basmalarının, gerektiği yerlerde sınırı doğru yerden çekmenin önemine işaret ediyordu yazar.

Salıncakta sonbahar güneşinin ışıklarıyla yıkadığı Çınar’ın yüzüne baktıkça boş veriyorum psikanalize. Sevsin diyorum beni, olabildiğince çok hem de.

Büyüsün, yürüsün, konuşsun, bana sevgi dolu cümleler kursun. Her an yeniden dağılan evi temizlerken, elimde bezle beni görünce avazı çıktığı kadar bağırıp kaçarken, gece uyumazken, o sağlıklı yesin diye yorgunluktan bitmiş bacaklarıma bir de pazar gördürürken istediğim tek şey bu.

Şimdi ona verdiğim sevgiyi alsın, işlesin ve maddiyatın önemini iyice yitireceği yaşlılık günlerimde yine bana geri versin. Varisleri pörtlemiş, yüzünün pembesi gitmiş bir kadınken, bana kıymetlisi gibi bakmaya devam etsin.

Çok yakınlarda bir gün #AferinBenimAnneme desin: “Minik bedenimi büyütecek sevgiyi benden esirgemediği ve beni yanlışlardan koruyacak sınırları keşifçi ruhumu boğmadan anlattığı için.”

Ekran Resmi 2015-09-17 13.15.44

Philips Avent Facebook Sayfası – 16 Eylül tarihli post

Peki sizin bebeğiniz O’nun için yaptıklarınızı bir bir takdir edip, size “Aferin Benim Anneme!” dese ne derdi? Philips Avent Facebook sayfasından, bebekleri dinliyor bu hafta. Hadi siz de katılın konuşmaya.

Bu postun altındaki baloncuğu  ‪#‎AferinBenimAnneme‬ etiketiyle bebeğinizin ağzından konuşturun. Tek yapmanız gereken bu. Avent, Natural Biberonlar ve Biberon emziğinden bir set hediye ediyor. Belki bu hediye seti sizin bebeğinizin olur.

 

 

 





Bir Berber Bir Berbere Philips Multigroom Demiş
16 Eylül 2015

Evde çocuklara ben bakıyorum malum. Eşim iş için Gebze’ye git gel yaptığından, hafta içi onu çok az görüyoruz. Her geçen gün de azmanlaşan trafik yüzünden, azalıyor onunla geçen zaman.

Biri bebek iki çocuk olduğundan esnek olmanın imkansız olduğu sıkı bir akşam rutinimiz var üstelik:

19.30’da sofrada olunacak, hep beraber yemek yenecek, aile duygusu hep birlikte teatti edilecek, hafta sonları evde dolaşan yakışıklının aslında evin ikinci temel direği olduğu bilinecek, sonra da ne kadar hızlı hareket edersek edelim bir türlü 22.00’den evvele çekemediğimiz uyku rutinine geçilecek.

Ev, yemek, bebeler, okul, iş derken gündüz jonglör gibi top çeviriyorum tamam da, akşam mesaisinde eşim iş yemeği ya da berber diye yok yazılacak olursa, bendeki yazılım hata vermeye başlıyor. Toplar aynı anda çakılıyor yere: Çınar bir köşede ağlıyor, Gökçe bir köşede bağırıyor “Anneeeee kitap okuyalım, annneee hangi geceliğimi giyeyim, annneeee çok yorgunum diş fırçalamasak…”

Oysa değil bu taleplerle başa çıkmak, yorgunluktan bir an önce kapatmak istediğim gözlerimi Çınar’dan ayıracak halim olmuyor. Az önce topladığım derli toplu evin bir halisünasyon olduğu kuşkusu, yorgunluktan bulanıklaşmış gözlerimin önünden kayıp geçiyor…

O yüzden evden halledilebilecek her işi merkezden halledip, hafta içi  tam kadro çıkıyoruz sahaya. Şehirde yaşasak, bize 3 adım mesafede de olsa, berber şu demek çünkü bizim için:

Hafta sonu bizim için kutsal olduğundan onu baba için berber, anne için kuaför, abla için bale vb. gibi şeylerle bölmek istemiyoruz. Böyle olunca babalar gününde Gökhan’a bir Philips Multigroom hediye ettik.

Ekran Resmi 2015-09-10 14.53.05

Babamıza İşe Yarayacak Hediye: Philips Multigroom QG3380/16

Artık eşimin berberi Gökçe ve beniz.

Bu makinalar aslında saç kesim hizmetinin 30 Euro civarında fiyatlandığı, tüketicisi cimriliğiyle meşhur Avrupa için üretiliyor malum. Ama her seferinde verilecek 20 TL’den, geçtim onu ‘berbere gittim, sıra bekledim, geldim’ mesaisinden ya da ‘yerinde yoktu yarın bir daha giderim’ derdinden yerli tüketiciyi kurtardığı da açık.

Eşiminki gibi standart bir tıraşta tüm işin bitmesi için duştan önce 15 dk. yetiyor. Onu banyoda oturtuyor, başlığı 3 numaraya getirip, aşağıdan yukarıya doğru kaydırıyoruz makinayı. Lavantalı kolonyayla masaj faslını saymazsak, berberin yarım saatte yaptığı iş de aynen bu.

Ekran Resmi 2015-09-10 14.53.41

Bizim Evin Philips Halleri

Makinayla gelen sadece standart kesim becerisi değil bu arada. İçinden çıkan 5 aparat ve 3 tarakla burundaki ve vücuttaki istenmeyen tüyleri temizliyor; hafta sonuna eşlik edecek pis sakala şekil veriyor.

Ekran Resmi 2015-09-10 14.54.05

Erkeklerin burnundan uzamış kıllara gıcık olan bir ben değilim muhtemelen. Bakımlı eş candır.

Philips Multigroom Pro’nun şarjlı ve ıslak – kuru kullanımı olmasının getirdiği bonuslar bir yana, bir de hijyen konusundaki bonusu var. Hem kendi evininin konforunda, hem de sana özel bir makinayla tıraş olmak, nerden bakarsan bak kıyak.

Evin ikinci yakışıklısı Çınar’ın da bu makinayla tanışma vakti yakındır. Tıraş makinasını, evdeki Benjamin’in yapraklarını, ablasının ayakkabılarını, artık önüne ne gelirse onu ağzına almaktan vazgeçsin, bir de bez bağlamak da dahil herhangi bir yerde 5 dakika sabit dursun, o da bizim berbere gelecek.

Mağara adamı döneminde bize çektirdiklerinin öcünü, azgınlık yaptıkça gözüne düşen sarı perçemlerinden alırım belki. O gün bakalım ne diyecek? J

 





Annesini Seven Bebekler
07 Eylül 2015

Bu ayki Avent bebeklerini gördünüz mü? Aferin benim anneme diyor hepsi.

Ekran Resmi 2015-09-04 11.59.24

Bunu bu güne kadarki annelerle temasımızdan biliyoruz.

Başka bir annenin biberon almayan bebeği Avent Natural’i almış, tüm arkadaşlarına onu öneriyor.

Peki düşündünüz mü, bebekler Avent’i neden bu kadar seviyor?

Görmedikleri ama onlara dokunan tasarımdan anladıkları şey, onları 30 yıl izleyen bilim insanlarının ihtiyaçlarına cevap verme çabaları aslında.

Annenin memesine en çok benzeyen biberonu yapıyor Avent. Şeklini, dokusunu, çekişini ona benzetiyor ki, bebecik biberonu kolayca alsın. Bir de ‘Bu biberon, bu meme’ diye kafa karışıklığı yaşamasın. Annesini yedeklesin, ama memeden vazgeçmesin. İçinden anne sütü geçen bir kap için altın değerinde bu gözlem.

Ya da damaksız simetrik emziği üretiyor mesela. Neden? Olur da bebeğin ağzında ters dönerse damak gelişimini bozmasın.

Ekran Resmi 2015-09-04 12.02.31

Artık iyice kendine geldiği, annesinin vaktinin çoğunu kendine talep ettiği zaman için de Buharlı Pişiriciyi üretiyor. Hazırladığı minik öğünler, meleği besinlerle taze taze tanıştırsın, onu vitamini kaybolmadan doyursun diye.

Sevgide değil, ama hizmette yedekliyor anneyi yani Avent. Bebekler bence biliyor bunu.

 

 

 

 

 

 









Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.