Hamile ve Anne | Hamile ve Anne | Page 20
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
#mügeninkarnıburnundapartisi: Babyshower Organizasyonu
20 Haziran 2014

Yabancı dilde olsa da, daha çok bilinen adıyla bizim ‘baby shower’ partimiz yani.

İlk başlarda tüketim toplumu Amerika’nın bir başka gereksiz tüketim kalemi olarak gördüğüm bu partilere, ne ara ısındım bilmiyorum. Önce eleştirip sonra içselleştirdiğim pek çok adeti gibi, bu da bir rasyonellik içeriyor. Pratik bir ruh olmak zorunda olan bir oğlak olduğumdan, sanırım akılcılığını fark edince sevdim.

babyshower gobek

Müge’nin karnı burnunda, yandaki göbekte de var bir sürpriz yumurta :)

Mantık ne mi?

Sen doğuma sayılı zaman kala evi organize etmeye, hayatını yeni bir raya oturtmaya ve bebekli hayatın eksiklerini almaya çalışıyorsun. Bu arada arkadaşlarından gelen ‘Ya bi’ buluşalım’ talepleri sanki gündemi çok yoğun ‘Aile Bakanı’ymışsın gibi karşılanamıyor ve eksikleri tek elden almaya çalıştığın için uzun süreler harcıyorsun.

E sen alıyorsun tamam da, doğumdan sonra meleği ziyarete gelen de bir sürü hediye getiriyor. Oldu mu sana aynı ihtiyaçtan çifter çifter eşya. Hem bütçeyi hem de değişimde geçecek zamanı ve enerjiyi akıllıca kullanmak adına bu işi organize hale getirmek en iyisi.

İşte babyshower partileri tam burada hem imdada yetişiyor, hem de sizi görüşmeye fırsat bulamadığınız arkadaşlarınızla hoş bir ortamda bir araya getiriyor. Yurt dışında anne adayının iyi bir arkadaşı organize ediyor bu partiyi ama bence bu iş ilk elden daha verimli organize ediliyor.

dostlar

Anne camiasından blogger dostlar ve Canım Ailem

Birinci Avent Bebeği büyüdü, 2.si yolda biliyorsunuz. Biz Çınar’ın aramıza katılışını kutlamak için bebegiminlistesi.com katkılarıyla organize ettik partimizi. Bütçeniz uygunsa anahtar teslim bir parti almanın çok getirisi var.

Şayet kendi partinizi organize etmek isterseniz, bizim organizasyon size fikir verebilir.

Baby Shower Partisi Organizasyonu

Zamanı belirleyin:
Partiniz için 7. ayınızdan itibaren uygun bir hafta seçiyorsunuz. Ben 36. haftayı seçtim, neden derseniz tırnakların parmak ucuna gelip yerleştiği hafta olduğundan diyebilirim. Hafta içi bir gün yapacaksanız bence en uygun gün ya salı ya da perşembe. Hafta başı, ortası ve sonu davetlere katılım nispeten düşük olur. Hafta sonu yapacaksanız da iş güç halledilecek cumartesini değil, nispeten sakin geçen pazarı öneririm.

Günü belirleyin: 

Sizin için en uygun günü belirleyip, davetli listenize bir ‘save the date’ yani ‘günü ajandanıza kaydeder misiniz?’ notu iletiyorsunuz. Bu günü seçerken kandil ya da önemli bir maç günü olmamasına dikkat etmekte fayda var. Bir de okulun açılışı/kapanışı/sömestre arası ya da resmi bayram gibi bir döneme dek gelmesin. Gelen katılım cevabına göre elinizdeki yaklaşık sayı ve gün ile yer arayışınıza başlıyorsunuz.

Yeri seçin ve temayı belirleyin:

Sonra sırada temanın seçimi var. Seçtiğiniz temaya göre online veya basılı bir davetiye hazırlıyor, süslemeleri, pastayı ve teşekkür kartları ile parti sonunda verilecek hediyenizi hazır ediyorsunuz.

Basılı davetiyeyi adrese ulaştırmak ve takip etmek zor olduğundan ben sadece online davetiye hazırlamasını istedim bebeğiminlistesi’nden. Bu davetiyeye de sitenin hediye listesinden ihtiyacım olan kalemleri yani ‘wishlist’imi ekledim. Onlar paketleyip partimize getirdiler.

cinar babyshower1

Pembe giysili süsü benim yaptığım doğrudur :)

Şu ara hava ısındığı için bütçeniz yoksa parklarda da organize edebilirsiniz buluşmanızı. Balonlar, kedi merdivenleri elde yapacağınız süslemeler ve keklerle de pek güzel kotarılır bu iş.

Biz Kalamış Divan’da, onların nefis ikramları ve kızımın kataloglarından kardeşi için seçtiği ayılı yaş pastası ile yaptık partiyi. Süsler perisekeri.com’un elinden çıktı ve çok şıktı.

Hediye listenizi oluşturun: 

Bu işi kendiniz organize edecekseniz, alınmasını arzu ettiğiniz hediyeleri listeleyip iletebilirsiniz arkadaşlarınıza. Ancak bunu online hediye listesi servisi veren bir siteden yapın ki, alınan hediyeyi diğer arkadaşlarınız görebilsin, aynı hediyeyi almasınlar ve hediyeler alındıkça sizi bilgisi gelsin.

Seçtiğim hediyeler bana geldiğinde işime yarayacak, elimde olmayan şeylerdi. Tabii dostların alacağı her hediye için alıcıya yaklaşık aynı bütçeyi sunmak istiyor insan ama bu imkansız. O zaman şunu yapabilirsiniz: Birleşip almak isteyen olabilir diye tutarlı hediyeleri de koyabilir ya da varsa siteden hediye çeki alınmasını rica edebilirsiniz.

hediyeler

Tüm hediyeler için dostlara ayrı ayrı teşekkür ederim

‘Benim hediye beklentim bu’ durumunun iletişimini yapmak bizim kültürümüzde kolay değil, ama aslına bakarsanız olay da bu. Sana zaten hediye alacak dostun işini kolaylamak, senin de ihtiyacının görülmesini sağlamak. İşte pratik oğlak için pragmatik yaklaşım diye buna derim.

Katılımcılara hatırlatma yapın ve sayıyı gözden geçirin: 

Hediye çok mu önemli? Davet ettiğiniz insanın oraya gelmesi kadar önemli değil bence. Çam sakızı da alsa, eli boş da gelse olur aslında.

Tam da bu nedenden parti için davetlilerinize 2 gün önce hatırlatma göndermek isteyebilirsiniz. Düğününüze geleceğini söyleyip gelmeyenleri hatırlıyor musunuz? Onlar bu partide de olacaklar ve bir başkasının yerini almış olduklarının ve kendileri için de hazırlık yapıldığının farkında olmayacaklar. Kesin geleceğini söyleyenlerin 2/3’üne gerçek kesin gözüyle bakarsanız bütçenize ve enerjinize faydası olur.

Bizim partimiz çok keyifli oldu, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Size de iyi partiler.

 





Bebeğin 40’ı Güvenle Nasıl Çıkar? – II
09 Haziran 2014

Geçen hafta çocuk doktoru Gökhan Mamur ile Gün Yayıncılık’tan yeni çıkan kitabı için biraraya gelmiştik. Gökhan Bey’i soru yağmuruna tuttuğum doğrudur. Lakin birazdan okuyacaklarınız kitapta bu detayı ile yoktu ve biz anneler için çok elzemdi.

Gün Yayıncılık, Gökhan Mamur ve Blogger Anneler

Gün Yayıncılık, Gökhan Mamur ve Blogger Anneler

Buyrun konuştuklarımıza…

ÖĞRENELİM

Bebeklerin kordonu ne zaman kesilmeli?

Tecrübesiz anneler bilmez ama bizde kordon olması gerekenden kısa sürede kesiliyor. Doğal doğum tayfası sağ olsun, bu konuda gözlerimiz açıldı biraz. Bir de hekim görüşü almak istedim.

Dr. Gökhan Mamur der ki, kesmeden önce kordondaki nabız durana kadar beklemek iyisi.

Peki bu bebek için neden elzem? Minicik melek hem aniden hava almaya çalışmıyor, hem de kordondaki kanın tamamı vücuduna aktarılmış oluyor.

“Bizim kordonlar şıp diye kesildi diye mi kan ve demir problemlerinden milletçe muzdaripiz acaba?”  diye sordum. “Olabilir” der hekim bey.

Çocuklar D- Vitamini takviyesi almalı mı?

D vitamini için çocuklar yarım saat sabah ve yarım saat akşam güneşi almalılar.

Takviyesine, birlikte çalıştığı üstadı Prof. Ahmet Aydın gibi, Dr. Mamur da sıcak bakıyor. Ancak alınacak preparatın BhA içermemesini özenle tavsiye ediyor ki, karaciğer için toksik olmasın.

Omega 3 tavsiyesi gerekli midir?

“Haftada en az 1 kez yağlı balık yenmiyorsa çocukların da Omega 3 takviyesi almasını öneriyoruz” der hekimimiz. ‘Hangi balık?’ diye sorduğumuzda ‘Tüm balıklarda ağır metal vardır.  Bunu bilelim, ama kuyruğuna kıyasla gövdesini alacağınız bir Norveç Somonu oldukça iyi bir Omega 3 deposudur” diye de ekler. Derisi ile alıp tabağımızda sıyırıyormuşuz efendim.

Çocuklar neden yemek seçer?

Çocuklarımızın nasıl besleneceğini ‘food-neo-phobia’ yani ‘yeni yemek korkusu’ dikte ediyormuş. Pırasayı yemeyen sıpa, aslında hayatın sürdürülebilmesi için gerekli bir içgüdü ile hareket ediyormuş yani. Yeni olan her şeyi hemen deneselerdi mağaralarda hayvan kakası ya da zehirli sarmaşık da yiyebilirlerdi zira. O yüzden biz ne yersek hayatın sürdürülebilmesi ilkesi çerçevesinde bebeğimiz de onu yiyor.

Neymiş brokoliyi tabağımıza alıp ‘Hmmm çok güzel’ ballandırmasını -bana göre açık ara yalanını- atarak katı gıdaya girizgah yapan velede öyle veriyormuşuz. Bu sayede yemesi mümkün-müş.

“4-6 ay arası sebze meyve denemelerine başlanabilir” der Gökhan Bey. Ancak uyaralım, vereceğimiz yiyeceğin havuç, elma gibi sert dokulu değil, ağızda dağılabilir kıvamda olması lazım ki, boğulma riski olmasın.

Bebek kedi köpek ile ne zaman tanışmalı?

Hayvan sever, kedi besler bir anneden gelecek sorulardan biri bu olacaktı elbette.

Bu da başka bir aşk

Doğumdan itibaren hemen olabilir der doktorumuz. Hayvan kakaya bastıysa, evde yürüdüğü yeri temizleyin, yoksa aşırı sterilizasyon takıntılı yaşamayın, steril değil temiz ev yeterli diye de uyarır. Hayvanla büyüyen çocukların bağışıklık sistemleri daha kuvvetli oluyor ve daha az alerjik oluyorlar zira.

Bebekler ne zaman denize girebilir?

Yaz gebeleri için en önemli sorulardan bir buysa, diğeri de annenin serin sularda ne zaman kulaçlayabileceği sanırım.

Datça, Bodrum gibi temiz denizlerden bahsediyorsak, bebek doğumdan sonra kafası hariç suya sokulabilir der Gökhan Bey ve ekler:  “Aşılarının tam olmasını beklemek gerekmez, ürperiyor ve korkuyorsa duygusuna hürmet etmek gerekir.”

Doğum yapacak anneler ve pek tabii ki şahsım içinse bu soruyu kadın doğum doktorum Gülnihal Bülbül’e danıştım: Rahimdeki yaraların geçmesi, organların yerine gelmesi için en az 40 gün beklememiz gerekiyor benim doktoruma göre sevgili anneler.

Tabii yazının bütününe dair bir uyarı da yapmak isterim. Bunlar doğal doğum ve doğal çocuk trenine binmiş ebeveynlerin beklentileri ve uzantısında alınmış uzman görüşleri. Tıpta tek doğru yok biliyoruz. Sizin için en doğru olan inançlarınızla ve doğrularınızla örtüşen ekoller. Son kertede karar sizin ve sizin seçtiğiniz hekiminizin. Bu görüşler alternatif olarak elinizde bulunsun.

EĞLENELİM: 

Gebeliğim artık son düzlükte. Hem harıl harıl çalışıyor, hem de yeni gelenin aramıza katılışını eğlenceli bir hale getirmeye çalışıyorum.

Geçen sefer kızımda niyetlendiğim ama koşturmacada fırsat bulamadığım ‘Baby Shower‘ partilerinden birini yapacağım delikanlıya. Bunu ‘Karnı Burnunda Partisi’ olarak adlandırdık ve çok hoşumuza gitti.

Bu partiler nasıl organize edilir uzun uzan anlatacağım meraklısına. Ben bebegiminlistesi.com‘un katkılarıyla bir tanesini anahtar teslim alıyorum, zira süsleme yapacak, mekan organize edecek, davetiye tasarlatacak vaktim yok.

#bebeğiminlistesi ile #mügeninkarnıburnundapartisi

#bebeğiminlistesi ile #mügeninkarnıburnundapartisi

Partiye gelen arkadaşların sana ne getirelim sorularını da sitenin listesinden ihtiyacım olan kalemleri seçerek kolayca çözebiliyorum. Online liste ile çalışmanın faydası alınan ürünün görülmesi ve aynı hediyeden iki tane gelmemesi. Böylece nokta atışı yapabiliyorsunuz ve hediye değişimi ile vakit kaybetmiyorsunuz.

Bebek kurabiyesi yazımı çok sevdiğinizden, bu tip konulara meraklı bir okurlarım olduğunu biliyorum. Detaylar boynumun borcu. Haftaya kadar izin istiyorum sizden. Sonrası A’dan Z’ye elinizde olacak, hem de fotoğraflarla.

Siz şu ara neler oluyor merak ediyorsanız Instagram ve Twitter’dan #bebeğiminlistesi ile #mügeninkarnıburnundapartisi etiketlerini takip edebilirsiniz.

 

 

 

 

Kategori: Genel
Etiketler:




Hediyeli Yazı / Bebeğin 40’ı Güvenle Nasıl Çıkar?
01 Haziran 2014

Tanrı katında oturan doktorlar vardır bilir misiniz?

Özellikle çocuk doktorları arasından çok çıkar bu ilah(!)lar ve tecrübesiz ama araştırmayı kendine şiar edinmiş yeni nesil anne babayı, tavrıyla dövmekten beter edip, koyar kapının önüne. Bilgi vermek için çok meşguldür, hem sen ne diye araştırıyorsundur ki? ‘Hayda bu devirde bu ne şimdi?’ hayretinize çoğu kez yüklü de bir fatura eşlik eder.

Bir tanesinin tedrisatından geçtiğimden, çocuklu hayatta kendisini ancak bir virüsle münasebeti  isteyeceğim kadar istediğimi biliyorum. İsterse allame-i cihan olsun.

Geçen Perşembe bunun tam tersi bir çocuk hekimiyle tanıştım, zira onlar da varlar.

‘Çocuklu hayatın rehberleri’nin yayıncısı diyebileceğimiz Gün Yayıncılık’ın yeni çalışması “40’ı Uçana Kadar” çocuk doktoru ve beyefendiler liginin şampiyonu Gökhan Mamur’un elinde çıkma. Dün kendisi ile anne sorularının ablukasında bir araya geldik.

Resim için İnternet Anneleri'ne teşekkürlerimle

Resim için İnternet Annesi’ne teşekkürlerimle

Dr. Mamur sorulara cevap verme konusunda o kadar özenliydi ki, çantamda kadife bir eldiven olsa bir ara çıkarıp takacaktım yemin ederim. #40iucanakadar etiketi ile paylaştığımız resimlerin altına gelen yorumlardan anlıyorum ki, Gökhan Bey sadece anne babalar için değil, baktığı çocuklar için de eğlenceli ve güvenilir biri.

Hamileler ve eşleri boğmaca riskine karşı Adacel-polio  aşısı olsunlar diye başladı sohbetimize Doktor  Bey, (DTaP+IPV) diye de notunu kendi yazdı defterime. Doğumdan en az iki ay önce olunması tavsiye ediliyor ama 34. haftamda olmama rağmen bana da önerdi.

Karar HEKİMİNİZE DANIŞARAK sizin.

O böyle damardan girince ben de peşi peşine sıraladım soruları. Ancak sorular ve cevapları sonraki yazıda. Gelelim kitaba:

40’ı Uçana Kadar Kitabı Hediye 

Kordon kanı saklanmalı mı, bebeklere cilt bakım ürünleri alırken nelere dikkat edeceğiz, ilk yardım nasıl yapılır, sarılığın faydası -evet yanlış okumadınız faydası – gibi önemli konularda bir başucu kitabı bence 40’ı Uçana Kadar.

Hamilelikte hemen alıp eş, anne, babaanne bir arada okuma yapmayı gerektiren hap bilgileri içeriyor. Hem sizi ilk yılın rıhtımına güvenle yanaştıracak ipuçlarıyla dolu, hem de bebeğe tüm bakım verenlerin aynı kayıkta olmasını sağlayacak bir derleme. Böylece net kurdu annenin bu dediğine anneanne/babaanne bu demeyecek.

Dr Mamur'dan imzalı 40'ı Uçana Kadar kitabı yorum bırakan bir annenin

Dr Mamur’dan imzalı 40’ı Uçana Kadar kitabı yorum bırakan bir annenin

Bir sonraki yazıda detaylarını yazacağım sohbetimizde derin aspirasyon, bebeğin hemen yıkanması, kordonunun gerekenden erken kesilmesi gibi standarda bağlanmış ama aslında gerekmedikçe yapılmadığında daha iyi olabileceği tartışılan uygulamaları sordum.

Bebek bakımı ile ilgili en merak ettiğiniz konuyu siz de bu yazının altına yorum bırakarak sorun. Dr. Gökhan Mamur’dan imzalı kitabı size hediye edelim.

Nasıl katılacaksınız?

13 Haziran Cuma gününe kadar bırakacağınız yorumunuz, bebek bakımıyla ilgili en merak ettiğiniz soru olsun. En iyi sorular arasından yapılacak çekilişin kazananı random.org ile belirlenecek.

İyi şanslar…

…………………………………………………………

Kazanan: 

Merhaba, Annelerden ne gerçek, ne güzel sorular gelmiş. Bunları öğrenip cevaplarını size ayrı bir yazıda ileteceğim mutlaka. Hepinize teşekkür ederim. Çekilişimizin kazananı Nisa Saydam oldu. Kitabını bu hafta kendisine ulaştıracağız. Olur a ulaşamazsak yedek talihlimiz Umut Hanım. Sevgiler.

 

 

 

 





Çocuklar Soruyor
23 Mayıs 2014

Sahi ölüm ne demek anne?

Sormak istiyorum, çünkü anlamam lazım. Anlat ki korkumdan arınayım, kaygımı yatıştırayım, kendimi inandırayım her şeyin yolunda olduğuna: Emekle yaptığın kekin mutfağımda yarın yeniden kabaracağına, yaşlarla dolan yanağının yeniden yumuşacık olacağına.

Okulumun önündeki gazete bayii bana sakız, çubuk kraker ve mutluluk veriyor, sanaysa üzüntü neden? Anlayamam sen bana anlatmak istemezsen ve bilirsin çok ürkerim bilinmeyenden.

Anlat bana, ölmek ne demek anne?

Bende bir dosyası var bu konunun, üstünde adı var sadece. Sen eklemezsen yanlış sayfalar konabilir içine. Ben biraz biliyorum bunu, önümde açmasan da televizyondan duyuyorum ya da görüyorum ağaç altında hareketsiz yatan masum bir kedi yavrusunu.

Aslında oyunlarımızda da var bu. Sen beni hazırla ki, daha donanımlı atılayım hayata.

Çocuklara ölümü nasıl anlatmalı?

Evet biz yetişkinler de onları hazırlamak istiyoruz hayata. Ama özellikle kayıplar konusunda nasıl bir iletişim kuracağımız çok önemli.

Bu konuda bir veli insiyatifi Montessori Okulu olan KKBÇE’den Hilal Çerçel’e kulak vermek istiyorum. Kendisi uzman bir klinik psikolog. Çocuğun doğasına hürmet eden ve onu birey gibi gören Montessori felsefesi üzerinden bir yol haritası gösterdiği için de görüşleri benim için çok kıymetli.

Hilal Hanım der ki:

“Öncelikle konuşabiliriz, problem yok mesajı verelim. Sorularla tam olarak neyi anlamak istediğine dair fikir edinelim. Böylece gerekenden fazla bilgi vermeyelim, korku ve kaygılarını beslemeyelim.

Ebeveynlerin iletişimde yapabileceği hata ise konuyla yüzleştirmek ve kaçınmaktır. Kaçındığımız zaman çocuk daha fazla kaygılanacaktır yüzleştirdiğimiz zaman ise kaldırabileceğinden fazlasına maruz kalacak.”

Peki bu tuzaklara düşmemek için nasıl davranmalıyız? Hilal Çerçel’den dinleyelim:

Sonuç

Aslında her sorunun sizin ölüp ölmeyeceğinize ve kendisine ne olacağına dair bir soruyu içerdiğini unutmayın. Bu konuda ona sakince güvence verin “Ben yanındayım, buradayım, seninle uzun yıllar birlikte olmayı, uzun yıllar yaşamayı planlıyorum” telkininde bulunun.

Pearson Yayıncılık, Bay Morris Lessmore'un Uçan Kitapları

Pearson Yayıncılık, Bay Morris Lessmore’un Uçan Kitapları

Çocuk ölen bir kişinin nereye gittiğini sorarsa?  

“O öldü, ölen kişileri bir daha göremiyoruz ama onlara olan sevgimizi hep hissederiz, istersen birlikte resimlerine bakabiliriz, onunla ilgili konuşabiliriz” diyebilirsiniz.

Ölen kişilerin gömülmesi bu yaş grubundaki çocukları zorlayıcı bir bilgidir. Dolayısıyla sorduklarında mezarlıkları ‘ölen kişileri hatırlamak için isimlerini yazdığımız taşların olduğu yerler’ olarak tarif etmek ve çocukları okul öncesi dönemde bir cenaze törenine götürmemek daha uygundur.

Ve son olarak ne kadar saklamaya çalışırsak çalışalım bizim ölümle ilgili kendi yaşadığımız duyguların çocuğa geçeceğini unutmayın. Çocuğun en çok hatırlayacağı kendi yaşantınızı ya da duygunuzu onunla nasıl konuştuğunuz, nasıl paylaştığınız olacaktır.

Ölümü anlatan çocuk kitapları 

Bugün Instagram’da İyi Cüceler Kitabevi’nden sevgili Biranda’nın önerilerini gördüm. Ölümü anlatan kitaplar hangisi derseniz tavsiyeleri şudur:

biranda

Sol üst: Ördek, Ölüm ve Lale (iletişim Yayınları),

Sağ üst: Hatırlıyorum (Kidz)

Sol alt: Elveda Bay Muffin (Kanat Çocuk)

Sağ alt: Bay Morris Lessmore’un Uçan Kitapları (Pearson)

Bunları çocuğunuza okumadan mutlaka siz okuyun diye de uyarır sevgili Biranda. Çok yerinde bir uyarı bence bu.

Bu vesileyle kaybettiğimiz tüm işçilerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, sevenlerine sabır diliyorum.

 

 

 

 

 

Kategori: Genel
Etiketler:




Anne Sütü Sağma: Elle mi Pompayla mı?
10 Mayıs 2014

Süt sağma işinin psikolojik ve teknolojik bir donanım gerektirdiği kesin. İlk kez süt sağacak anneye bu bir NASA projesi gibi gelse de, aslında çok zor değildir.

Bir anne için süt sağma işini yaptıracak makinada üç net talep vardır.

Yani ne kadar süt, o kadar sağlık. Bunu anladık. Peki…

Pompa şart mı? Elle süt sağılmaz mı?

Sağılır elbet. Ama özellikle yeni doğan döneminde süt çok fazla gelir, bebek yorulur ve çok ememez. O süt göğüste birikir ve mastit denen iltihabı yapar. Mastit’in tedavisi antibiyotik, olmadı cerrahi müdahaledir. Bebeğinize süt veremeniz anlamına bile gelebilir.

Süt işi şakaya gelmez yani.

Ayrıca 2 göğsü sağmak elle sağmak bir dolu vakit alır. Halbuki sevdiğiniz diziyi izlerken sütü sağıp, bebeğiniz uyanıkken onunla oynamak çok daha keyifli ve kolaydır.

Ben kızıma iki yıl anne sütü verdim. Pompa sadece yeni doğan dönemi için gerekli de değildir yani. Özellikle büyüme ataklarında, ya da siz çok yorgun olduğunuzda, göğsünüzdeki sütün stres, yorgunluk ya da hastalık dolayısı ile az olduğunu düşündüğünüz zamanlarda çok gereklidir. Önceden sağıp buzluğa atacağınız sütler, kriz anlarında çok işinize yarar.

Nasıl bir süt pompası almalıyım?

El altında durup, gece gündüz kullanabileceğiniz, pratik ama çekişi güçlü bunu yaparken de memeyi parçalamayan bir modele ihtiyacınız olacak. Gece sağarken bebeğinizi uyandırmayacak kadar da sessiz olmalı. Bence kolay kullanım ve verim için mutlaka elektronik olmalı.

Doğru pompa, sütü sağarken süt üretim noktalarını tetikleyeceği için süt arzını artırır ve sütün devamlılığını sağlar. Çalışan annelerin uzun süre süt verebilmesinin en önemli koşuludur pompa.

Sütü sağınca biberonla vereceksiniz evet ama doğru biberonla verirseniz bebek memeden soğumaz. Nasıl mı? Şöyle.

Elle sağma ne zaman işe yarar?

Anneyseniz bilirsiniz: Dünyanın en iyi pompasına da sahip olsanız, bebek memeye gelirse, sağımdan sonra yine süt emer. Yani içerde daha süt vardır. Elle sağım bazen pompalama sonunda 10 ila 40 cc daha fazla süt elde etmenizi sağlar. Ama buzluk doldurmaz.

Büyüyen çocuğunuzun artan ihtiyaçları için iyi bir stoğa ihtiyacınız olacak. Anne sütü demek az hastalanan, daha zeki, kabızlık sorununu çok daha az yaşayan çocuk demek. Doğal çocuk demek yani, ki bugünün annesi daha ne ister bilmiyorum.

Pompa sadece çalışan anneye mi gereklidir? 

Çalışan ve mobil anneler için şarttır ama evdeki anne de mastit’ten, büyüme atağından, 2 saatliğine bebeğini anneanneye bırakma ihtiyacından muaf değildir sevgili anne.

Yani pompa ihtiyaç halinde gidip alınacak bir ürün değildir. Hastane çantanı hazırladığında, tercihan gebeliğinin son üç haftasında alıp, evde hazır etmen gereken en önemli kalemdir. Tulumlar, odalar, oyuncaklar hazırlanıyor da pompa nedense atlanıyor.

Oysa pompa, süt konusunda anne ikamesi demektir ve fiyatlı olduğundan seçimini kötü yapmaya gelmez.  Pahalı olmasın diye alınan pompalar, çok anneye ikinci bir pompa daha aldırmıştır.

En iyi biberon hangisi derseniz bu, en iyi süt saklama çözümü hangisi derseniz bu, en iyi pompa hangisi derseniz de bu derim.

Son söz

Doğal çocuk anne sütünden, anne sütü doğru pompayı kullanmaktan geçer.

 

 









Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.