Hamile ve Anne | Hamile ve Anne | Page 25
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 5: Öneriler
06 Aralık 2013

Çocuğu ile sağlıklı bir cinsellik iletişimi yapmaya baş koymuş sevgili okuyucu. Geldik HT Hayat Aile Okulu’nda Iraz Toros Suman’dan öğrendiklerimizin son bölümüne.

Cinsellik hakkında konuşurken dikkat edileceklere de bakıp, seriyi tamamlayalım.

  1. Cinsellik sadece bedenle ilgili değildir. Çcuğunuzla cinselliği paylaşacağınız cümlelerin içine sevgiyi hep dahil edin: “Anneyle baba birbirlerini çok severler ya, birlikte olmak bir de çocukları olsun isterler” … derseniz, çocuklarınız cinselliği kodlarken içine sevgiyi de katarlar.
  2. Cevaplarınız sade olsun. Sordukları kadarını anlatın ki, kafa karışıklığı olmasın.
  3. İnanç ve değerlerinizi çocuğunuza aktarın. “Çocuk 1 yaşında ama ben tuvaletin kapısını kapatıcam” diyebilirsiniz, bu sizinle ilgili bir sınır.
  4. Çocuğunuzun diğer bilgi kaynaklarından faydalanıp faydalanmadığını anlamaya çalışın. Okulda konuşuluyor mu, arkadaşlarla cinsel içerikli oyunlar oynanıyor mu?
  5. Cinsellik hakkında kendi tutumlarınızı fark edin. Siz konudan korkuyorsanız, çocuğunuza korku kodlu bir mesaj gidebilir. Dersinizi çalışıp, çocuğunuzla öyle konuşun.
  6. Sakin olun ve soruyu tam anlayın. “Bebek nasıl olur?” diye soruyorsa öğrenin neyi soruyor, ‘karnından nasıl çıkar’ı mı soruyor yoksa ‘karnına nasıl gelir’i mi? Doğru soruyu bulup ona cevap verin.
  7. Cinsel organların gerçek isimlerini mutlaka öğretin.
  8. Cinselliği konuşmaya erkenden başlayın. Kendi bedeninin kendisine ait olduğunu 2 yaşından itibaren anlatabilirsiniz, “Bu senin bedenin, sen istemezsen kimse seni öpemez” gibi.
  9. Soruları yargılamayın.
  10. Mahremiyeti öğretin. Ayıp ve suçluluktan uzak durun. Çocuklarla “özel”i örneklerle konuşmak ve onlara sınırları model olarak kavratmak gerekir.
  11. Kendi sınırlarınızı iyi etüd edin. Onların sınırlarına da saygı duyun.
  12. Sadece cinsellik konusunda değil, hayatın tüm alanında ve oyunlarda çocuğun mahremiyetini gözetin.
  13. Onlara bu konuyu kitaplarla anlatın. Cinsel eğitim verirken size yardımcı olacak kitaplar şöyle:

Kitapları önce sen oku sevgili ebeveyn. Çocuğuna okurken hazırlıksız yakalanma. Bi’ tecrübe et, bak bakalım sen bu kitabı çocuğuna okuyabilir misin?  Cevap hayırsa, rahat hissedeceğin diğer kitaba geç.

Son kez cevap verelim:

#AnneBenNerdenGeldim?

Babanın tohumları ile annenin yumurtaları birleşir ve bebek olur. Bebek annenin karnında büyür ve bebek yolundan geçerek dışarı çıkar.

Daha fazla detay?

Tüm yazılanların sağlıklı bir iletişimin tesis edeceği sağlıklı bir ilişkiye rehber olması dileği ile. Kolay gelsin.

 





Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 4: SSS
29 Kasım 2013

HT Hayat Aile Okulu’ndaki #AnneBenNerdenGeldim seminerinde Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’dan öğrendiklerimize, cinsellik eğitiminde sık sık sorulan sorular ile devam edelim. 

Aslında bu senin sınırınla, kültürünle, değer yargınla ilgili ama 3 ve 8 arasında bir yerde senin bedenin benim bedenim mesajını vermek gerek.

Sizin partnerinizle yakınlaşmanıza bir çocuk asla maruz kalmamalı, cinsel açıdan sınır bu.

Ancak birlikte uyumanın cinselliğin ötesinde anlamları var. Sen ne hissediyorsun? Birlikte uyuyorsan niye uyuyorsun? Şuna dikkat etmek lazım: Birlikte uyumaya çocuğun mu yoksa benim mi ihtiyacım var? Neden birlikte uyuyorsun ve ihtiyaç kimin? Eğer yetişkininse (çok çalışıyorum, gündüz görmüyorum) dur de ve çocuk açısından bak. Çünkü sen, ihtiyacın sonlandığında ve “Hadi sen yatağına git” dediğinde çocuk gidemiyor, “Nereden çıktı bu?” diye şaşırıyor.

Mastürbasyon doğaldır ve çocukların kendini tanıma sürecidir. Okul öncesi dönemde mastürbasyonun verdiği haz bir yetişkinin cinsel hazzına benzemez. “Bu çocuk 4 yaşında, çok erken değil mi?” demeyin.

Mastürbasyon ne zaman doğal değildir? Çocuk kendi bedeniyle uğraşmaktan başka hiçbir şeyle ilgilenemez hale geldiğinde.

O zaman şunu sormak lazım: “Bu çocuk hayattan kopacak kadar kendi bedeniyle ilgilenmeye mi başladı? Evet bayağı uzun sürüyor ve çok sık tekrarlanıyor.” Peki neden bu kadar kopuyor, mesele ne? Çözemediğin, göremediğin bir kaygı mı var, ona bak.

Mastürbasyon yapan çocuğa “Aaa çok ayıp” diye ketleme, suçlu hissettirici bir cümle kullanma. “Senin kendi vücudunu merak ediyor olman ve dokunuyor olman çok normal, ama biliyor musun bu çok özel bir şey. Bunu banyoda ve tek başınayken yapabilirsin, ama bu kadar kalabalıkta bu kadar özel bir şeyi yapman uygun değil.” Şeklinde yansıtarak açıkla. Bu cümlelerde ayıp ve olmaz yok. Kınama ve suçlama yok.

“Anladım sizin merak ettiğiniz çok şey var, kızlar erkeklerin cinsel organını çok merak edebilir. Bu kadar merak etmeye başladıysan, gel bak ben bir kitap aldım, beraber okuyalım, resimlere beraber bakalım. Sen sorularını bana sor” de. Bu kadar. En önemlisi bunu takip edebiliyor olmak.

Not düşelim: 4-5 yaşında bir çocuk bir yetişkinin cinsel pozisyonlarını taklit ediyorsa mutlaka maruz kaldığı bir şey vardır. Çünkü bu o yaş çocuğunun bilgisinde değildir.

TV’deki çizgi filmlerde bile çok subliminal (bilinçaltına hitap eden) mesajlar var. Gördüğümüz anime filmlerde cinsellik mesajları kurgulanır. Çocuğunuza izlettirmeden önce kendiniz filtre edin ve temiz bulduğunuz filmleri seyrettirin.

Toplumsal cinsiyet modellemelerine de dikkat etmemiz gerekir. Spider Man çok güçlü ama sevgilisi ezik ve ona muhtaçtır. “Erkekler ağlamaz, kızlar hanım hanımcık oturur” diye çocukların algılayamayacağı ve ileriki yaşlarına dek genelleme yapacağı mesajlar veriyor, kendi kararlarını vermelerine izin vermiyoruz. Bu kalıpları zihinlerine biz yerleştiriyoruz. Klipler ve reklamlarda da buna benzer ağır mesajlar gidiyor.

Çocuklar 3-6 yaş arasında bizim gibi olmak ister. Ancak bazen mesaj karışır.

Kızlar erkeksi, erkek çocuklar da daha dişi davranışlar sergilemeye başlayabilir.  Örn. kızlar elbise giymek istemez,  erkek çocuklar da anneleri gibi makyaj yapmak isteyebilir.

Böyle bir durumda şuna dikkat etmek gerekir:  Annenin veya babanın kritik şekilde yoksunluğunda, çocuk bir özdeşim figüründen yoksun kalıyor olabilir.

Tek ebeveynli çocuk büyütülen ailelerde genelde bu gözlemlenebilir. Ya da ikisi de vardır ama pskilojik ve duygusal olarak aslında çocukla birlikte değillerdir. Çocuk orada tek cinsiyetli ebeveynle büyürse özdeşim fügürü bulamayabilir ve karşı cins gibi davranma eğilimine girebilir.

Böyle bir durumda bir model yaratmak çok önemlidir. Halalar, amcalar, dayılar gibi bir karşı cins bir özdeşim figürünün çocuğun hayatında olması çocuğun işini kolaylar. Çocuğun kendi cinselliğini tanıması için yardımcı bir figürdür.

Ama temelde kızlar pantolon giyiyorsa ve kamyonla oynuyorsa, bir sorun yoktur. Oyuncak seçiminde cinsel ayrım gütmemek olmamız gerekir. Erkek çocuk tencere tava ile kız çocuk da kamyonla oynayabilir, bu normaldir.

Bir kere bu normal, her çocuğun “Ben büyüyünce annemle/babamla evlenicem” durumu var. Bunda bir sorun yok sevgili ebeveyn. Bu bir dönem.

Her çocukta aynı olmaz, dozu ve kendini gösterme şekli farklıdır.

Karşı cinsle ilk tecrübe ebeveyn üzerinden olur. Cinsel değil, duygusal bir tecrübedir bu. Yapılacak şey sakin olmak. “Ah sen beni ne kadar seviyorsun, ben de seni çok seviyorum ama biliyor musun, çocuklar anne-babaları ile evlenemezler, ama bir ömür birbirlerine yakın olurlar. Biz de seninle yakın olacağız.” mesajını verin. Korkacak bir şey yok.

Hanım hanımcık ol, eteğini ört, düzgün otur dediğiniz kızınız,  vajinusmus tanısıyla baş etmek zorunda kalabilir. Erkekler ağlamaz dediğiniz çocuğunuz da, ileride ağlayamadığı için bir agresyon bombasına dönüşebilir.

Örnekler çok uç olsa da dikkat etmemiz gerek, burada iş biraz bizle başlıyor. Çocuklarımızı nasıl kalıplarla büyüttüğümüze dikkat etmemiz gerek.

Serinin son yazısı haftaya. Görüşmek üzere.





Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 3: Cinsel İstismar
25 Kasım 2013

Geldik notların en daraltıcı kısmına. Bloga hiç bir yazıyı yazarken bu kadar şiştiğimi hatırlamıyorum. Bilmesek olmaz diyeceklerim şöyle:

Ensest sanılalın, bilinenin çok üstünde boyutlarda. Hiçbir sosyo ekonomik ve sosyo-kültürel grup tanımıyor. Çok eğitimliler ya da çok varlıklılar arasından da çıkabiliyor. Bu konuda bilinçlenmek gerekiyor.Burada en kritik konu çocuğa verilmesi gereken mesaj. Mesajlarımız şöyle olmalı:

Bu beden sana ait. Sana istemediğin bir şeyi kimse yapamaz, akrabaların olsa dahi. Bu kol, bu bacak, bu yanak sana ait, sen istemeden kimse seni ö-pe-mez. Biri sana istemediğin şekilde dokunursa ve sen engelleyemezsen, çok rahatsız olursan gel bana haber ver.

Çocuğuna yardım et sevgili anne. Yoldan geçerken çocuğunu öpen, mıncıklayan gıcık yetişkine şunu söyle: “Hiç hoşlanmıyor görüyor musunuz ve bunu hiç istemiyor”. Bunu karşı tarafa açıkça söyle ki çocuk da ona saygı duyduğunu ve gerektiğinde onun bedeninini onun adına sahiplenebildiğini görsün. Sen çocuğuna bu mesajı sürekli verirsen, çocuğun “Biliyor musun anne, bilmemne amca beni öptü ve ben bundan hiç hoşlanmadım diyebilir”. Hiçbir zaman demesin inşallah.

İstenmeyen her dokunuş, cinsel istismardır. Zorla öpmek, öğretmenin zorla öpmesi, “Hadi amcanı , bilmem kimi öp” diye ısrar etmek de öyle.

Finalde çocuğun senden ne duyduğu çok önemli. Çocuğuna iyi dokunuş, kötü dokunuşu anlat. Ama paranoyak etme. Mesajlarını kitap okuyarak ver, oyunların arasına serpiştir.

Diğer Çocuklarla Oynan Cinsel İçerikli Oyunlar

Yaşıtlarıyla küçük cinsel oyunlar oynamaları normal ama bu oyunları kendilerinden büyüklerle oynarlarsa travmatize olabilirler.

#annebennerdengeldim

Çocuklar okul öncesi dönemde cinsel tecrübeye sahip değildirler. Bu sebepten hikaye uydurmazlar, yani söyledikleri her şeyi doğru kabul ederiz. Yani çocuğunuz cinsel içerikli hikaye anlatıyorsa, dikkatinizi ona vermelisiniz.

Diyorsa ki: “Biliyor musun, falan amca pipisini benim koluma sürttü, filan amca beni kucağına alıyor pipisinin üstünde hoplatıyor, dudağımdan da öpüyor”, bu yalan olamaz!!!

Bu yaşta çocuğun cinsel tecrübesi olmadığı için böyle bir nokta atışı yapamaz. Okul öncesi dönemdeki çocuğunuzdan böyle bir hikaye duyuyorsanız, %100 doğrudur. Dikkatinizi ona vermeniz lazım. Ya da resimde erekte olmuş bir cinsel organ çiziyorsa da çok bariz bir alarmdır. Çocuğunuzun yaptığı resimlerine özenle bakın.

Peki ne yapmak lazım? Tahtaya vuralım, şayet böyle bir şey olduysa, sakın çocuğunuza soru sormayın. “Orana mı dokundu, bunu da yaptı mı?” gibi sorular manipüle edicidir. Bu tip soruların cevabı ya evet’tir, ya hayır. Çocuk sizin paniğinizi hisseder ve korkar. Korktuğu gibi de kendini suçlu hisseder, “Annem bu hale geldiğine göre galiba ben bir şey yaptım” diye düşünür.

Bu tip sorular bilgi kirliliği yaratır ve geri dönüşü yoktur. Maazallah böyle bir durumda hemen bir terapistten destek alın.

İstismarcı her sınıftan, her gruptan çıkar ve bu istismarcıların %90’ı kendi çocukluklarında istismara maruz kalmıştır.

Anne-babalara düşen ne? İyi dokunuş, kötü dokunuşu öğretmek ve “Bana anlat ben sana yardım ederim” mesajını çocuğa vermek. Ama bunu paronoya meselesi haline getirmemek.

Cinsel eğitimin SSS’i ile devam edeceğiz. Sonraki yazıda görüşmek üzere.





Çocuklar için Cinsellik Eğitimi – 2: Çocuğun Mahremiyeti
19 Kasım 2013

HtHayat Aile Okulu’nda Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’dan Çocuklar için Mahremiyet konusunda öğrendiklerimizle devam ediyoruz.

#AnneBenNerdenGeldim

Mahremiyet

Çocuğumuzun cinsellikle ilgili sorularını çok rahat karşılayacağız, çocuğu strese sokmayacağız, bunda utanılacak bir şey yok mesajı vereceğiz.

Ama nasıl?

Çocuğa sorduğu sorular karşısında “Ah çok ayıp, nasıl konuşuyorsun sen, bu burada sorulacak soru mu? Sakın bir daha duymayım dersen” çocuğun hissedeceği ilk şey suçluluktur ve o suçluluk çocuğun bilinçaltına kazınır, ömür boyu da geçmez.

Türkiye’de vajinusmus sebebi ile psikiyatri polikliniğine başvuran kadın sayısı tahminlerin çok üstündedir sevgili anneler, aman dikkat. “Oran göründü, eteğini kapat, abinin yanında öyle oturulmaz” diye ayıp kavramı yüklemesi yapılmamalı.

Ne yapacağız peki?

Mahremiyeti örneklerle ve model olarak çocuklarımıza kavratacağız.

Sınır ne zaman çizilir? 3 yaş sonrasında rahatsız olmaya başladığınızı hissettiğiniz noktada sınırı çizebilirsiniz. Ancak, çocuğun mahremiyeti söz konusuysa da belirtelim:

Mahremiyet hayatın her alanında olmalıdır, sadece cinsellik söz konuyken değil.

Çocuğu gıdıklamak da açık mahremiyet ihlalidir. “Sen odama girme anne” dediğinde ısrarcı olmanız da mahremiyeti yıkmaktır.

Mahremiyet doğru zamanda sınır koyma becerisidir. “Burası benim eşiğim, buradan içeri girme” dediğimiz andır. Sadece de cinsellik ya da çıplaklıkla ilgili bir mesele değildir.

Senin sınırın çok geniş de olabilir, çok dar da. Esas önemli konu senin sınırını çocuğuna nasıl aktardığındır. ‘Ayıp’la aktardığın bir sınırda suçluluk duygusu beslenir.

“Eteğini ört” cümlesinin sonu vajinismus bile olabilir. Bunun yerine “Sen öyle rahat mısın, bak ben böyle daha rahatım” diyebilirsiniz. Ya da “Sere serpe yatma” yerine “Bak şimdi biz burada çok kalabalığız. Uzanmak istiyorsan, evde uzanabilirsin”diyebilirsiniz.  Sonuca cinsellik ve suçluluk üzerinden değil başka bir yer üzerinden varmış olursunuz.

GEL Bİ’ ÖPEYİM!

Burayı lütfen çok dikkatle okuyun sevgili anne-babalar.

“Çok ayıp amcalardan öyle kaçılmaz! Gel teyzen seni bir öpsün…”gibi cümleleri sık kuruyorsanız, çok tehlikeli sularda seyrediyor olabilirsiniz!!!

Bu cümleler size çok masumane gelse de aslında akraba sevgisi aşılamaz. Çocuğunuza “Senin öpülüyor olman, bir yetişkinin vereceği bir karar demektir mesajını” verirsiniz sadece.

Bu konuda lütfen çok dikkatli olun. Kalkanlar okul öncesi dönemde kazanılır ve siz onun mahremiyetini ısrarla ihlal ediyor olabilirsiniz. Öptürmeme seçimine saygı duyun ki kendi bedeni üzerinde sahip olduğu söz hakkını kavrasın.

Zira mahremiyet hep bizim ona dayattığımız sınırları öğretmek değildir.

Özetle…

3 yaştan sonra farkındalık çok artar. 8-9 yaş civarında yetişkin cinselliğine dair merak uyanır. 3 – 8 arası bir yerde, ben giyinirken yalnız olmak istiyorum gibi bir örnekle sınırı çizebilirsiniz. Kendi sınırınızı test edin ve bunun çocuğunuz için ne kadar anlamlı olduğunu anlamaya çalışın.

 





Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 1: Anne Ben Nerden Geldim?
15 Kasım 2013

Çocuklara Cinsel Eğitimi Nasıl Veririz? Onun Cinsellikle İlgili Sorularına Nasıl Cevap Veririz?

Eskiden, TV’nin sadece TRT olduğu zamanlardan cinsellik anılarını yoklar mısın çocuk büyüten sevgili okur? Öpüşen çift görünce kanal değiştirilirdi evde hatırlıyor musunuz? Kumandaya apar topar uzanıp kanalı zaplayan el ya babamın ya da annemin olurdu, artık hangisine daha yakınsa. Hele de evde küçükler ya da daha büyükler varsa, bu iş salisede hallolurdu.

Böyle bir neslin çocuğuyuz biz…

… de bizim çocuklarımız bilginin her türlüsüne daha kendisi talep etmeden maruz kalan bir kuşak. Artık her şey ortada. Hatta istendiğinden de fazla. Çok sıkılan her şey gibi, civatadan boşanarak.

Peki bundan çocuklarımızı nasıl koruyacağız?

Cinsellikle ilgili hiç konuşulmamış bir nesil, kendi çocuğuyla nasıl konuşacak? Zorlandık diye kaçınamayız da, çünkü o boşluğu bizim yerimize arkadaş çevresi ve medya hiç de istemeyeceğimiz şekilde dolduracak! Maazallah, işin taciz boyutu var bir de.

O yüzden HT Hayat ekibi (belki biliyorsunuz, oradaki Pembe Bisiklet de yazarınız) olarak, çocuklarımıza bunu anlatabilmenin bir yolu olsun istedik.

70 anne-baba okullu olduk @HTHayat Aile Okul'nda

#AnneBenNerden geldim diye sorduk Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’a. Larespark Otel’de 70 ebeveyn ile dinlediklerimizden, işte dün gece öğrendiklerimiz:

Anne Ben Nerden Geldim?

Çocuğun sana cinsellikle ilgili soruları ile geldi. Ama sen rahat değilsin, o zaman o da olmaz sevgili Anne.

Konuşmaya başlamadan önce kendi değer yargılarını gözden geçir. Cevabınla ona kendini suçlu ya da normal hissettirebilirsin. Dikkat et.

Yeterince hazır değilsen şunu söyleyebilirsin: “Bunu bana sormana sevindim. Bana biraz izin ver, hazırlanayım. Yarın senle bu konuyu tekrar konuşalım.” Dersine yazı dizisinin sonunda önereceğimiz kitaplardan çalış ve söz verdiğin gibi anlat.

Sadece sorduğu kadarını cevapla, fazlasını değil. O talep etmedikçe fazla detaya girme. Konuşman bir diyalog olsun, konferans değil. O sana sordukça esas neyi öğrenmeye çalıştığını anla. “Anne bebek nasıl olur?” diyorsa neyi merak ettiğini öğrenmek için ayırt edici sorular sor. Merak ettiği zaman, merak ettiği kadarını anlat.

Babanın tohumu ile annenin yumurtası birleşir, bebek olur. Sonra annenin bebek kanalından doğar.

Bu kadarı genelde yeterli bir açıklamadır.

Çocuk 12-21 yaş arasında hangi yaşta neye hazırdır, ona da bakalım:

Erken ergenlik: 12-14 yaş: Fiziksel değişimin çok yoğun yaşandığı dönemdir. İlk regl, ilk ereksiyon bu dönemde yaşanır. Çocuk sürekli bedeni ile uğraşır. Saçımı şöyle mi böyle mi toplasam, şu 3 tüyümü tıraş etsem mi dönemi.

Orta ergenlik: 15 – 17 yaş: Arkadaşlar aileden daha önemli hale gelir. Anne ve babadan hoşlanmama, dışarıdaki hayatı daha cazip bulma dönemidir. Çocukta yavaş yavaş bir siyasi görüş oluşur. Yaşamsal fikirler bu dönemde oturmaya başlar.

Geç ergenlik 18- 21 yaş: Kişisel gelişimin tamamlandığı dönemdir.

Sonraki yazıda Mahremiyet konusu ile devam edeceğiz.









Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.