Hamile ve Anne | Hamile ve Anne | Page 25
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Seminer Notları: Çocuk Gelişiminde Anne Baba Etkisi – 1
09 Aralık 2013

Pazar günü aldığım eğitim davetlerine gıcığım aslında.

Hafta sonu mesai gibi bir şey oluyor. Hafta içi yapamadığın programları ötelediğin Pazar’ı alıyor elinden, bölüyor programını. Zaten duyuru iyi yerden gelmiyorsa, pas diyorum. Ama Montessori Derneği ise çağıran, söylene söylene de olsa yollanıyorum eğitime.

Dün saat 14.00’den 16.00’ya kadar KKBÇE’de, Fatma Tosuntaş Karakuş’u “Çocuk Gelişiminde Anne Baba Etkisi” konulu seminerinde dinledim.

Huysuzluğuma yenilmeyip gitmişim iyi ki. İyi ki!

3 yıldır katıldığım seminerlerin en iyilerinden biriydi. Derneğe Fatma Hanım’ı bir bilgi kaynağı olarak hayatıma soktuğu için müteşekkirim, Fatma Hanım’a da çocuğu olması gereken yere tekrar konumlamamı sağladığı için. Hatta bu sabah kesinlikle morning person (sabah insanı) olmayan Gökçe’yi yataktan daha lokum kaldırdığı için.

Zehir gibi notlar, çok işe yarayacak tüyolar aldım. Konuşulanların size de çok şey katacağına eminim.

Eğitimin Çıkış Noktası

Artık çocuğun kral olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bizler çocukken, bu kadar ön planda değildik. Biraz da bunun ezikliğini hissederek büyüdüğümüz için, çocuklarımıza özgüveni sonsuz vermek istedik.

Peki doğru mu yaptık?

Etrafta kontrol sorunu yaşayan tatminsiz çocuklara ve nadiren de olsa evimde bulduğum yansımasına bakarak söylüyorum ‘cık’. Türk ebeveyn olmayalım dedik, çok fazla Amerikalı olduk, oysa biraz Fransız olmak lazım diye özetleyebilirim konuya hakimler için.

Olmayanlar için açalım:

Günümüzde çocuk yetiştirme tutumu nasıl?

Yaptığımız, çocuklara sahip olmaları gerekenden, hatta talep ettiklerinden fazla bir gücü transfer etmek oldu. Onların her istediğini olumlamak, şöyle yanlış bir mesajı taşıdı minik beyinlerine: Sen o kadar güçlüsün ki, ben senin gücünle ne yapacağımı bilmiyorum. İmza: Ebeveynin!

Bunun da tasarladığımız mutlu çocuğu yaratmadığına hayal kırıklığı ile uyandık. Peki neyi nasıl yapalım? Fatma Hanım’dan dinleyelim:

0-6 YAŞ GELİŞİMİ ve GELİŞİMSEL KRİZLER

Çocuklukta ihmal edilenlerin maliyeti yetişkinlikte ödenir. Bunu istemeyeceğimize göre gelişim dönemlerine ve o döneme özel ihtiyaçlara bakalım.

0-2 yaş dönemi: Bakım veren ile güvene dayalı ilişki kurulma evresi diye bilinir.

Bebek aile içerisinde kendini güvende hissetmeli, korunaklı bir ortamda yaşadığını bilmelidir. Anne ile güvene dayalı ilişki oluşmalıdır. Bebeğin anneye güvenli bağlanması elzemdir.

Çünkü 0-2 yaş arasında anne veya bakım veren ile kurduğu bağ, çocuğun sonraki yetişkinlik yaşamında arkadaşları, eşi ya da çocuğuyla kurduğu bağı etkiler.

Önemli bilgi:

Diyelim bebeğiniz içerideki odada ağlıyor ama siz ona 1 saat boyunca bakmıyorsunuz. Bebek “annem beni görmüyor, zihni beni bulamıyor” der. Ve yetişkin olduğunda da bulunamama, ilgi yokluğu şikayetlerinden muzdarip olabilir. Eşi onu aramadığında aşırı panikleyebilir.  Bebekliğinde bulamadığı ilgiyi hatırlar. Bu yoksunluk onun ilişkisini sabote etme noktasına varabilir.

Yani bebeklikteki deneyimler tekrar tekrar canlanır.

Çünkü bebeklik döneminde muhakeme yeteneği de, zaman ya da gelecek algısı da yoktur. Bebek 1 saat boyunca odada yalnız kalırsa bunu anlamlandıramaz, 1 saat sonra sizin gelip gelmeyeceğinizi bilemez. Terörize olur.

Muhakemesi olmayan çocuğun ebeveyn desteğine ihtiyacı vardır, annesinin zihninde tutulabildiğini bilmeye ihtiyaç duyar.

0-2 yaş arasında muhakeme etme ya da bilinçli olma durumu devrede değilken, bebek ile bakım vereni arasındaki bağ kurulur. Bebeğin ihtiyacı zihinde tutulma’dır. Anne bebeğin zihnini ihtiyaçları için sürekli aramalıdır. Annenin bebeğin gözüne bakması, onunla iletişimde olması elzemdir. Kendi kendini sakinleştirme becerisi olmayan bebek annesi sayesinde regüle olur – yani sakinleşir.

Duygular doğuştan gelir, ancak çocuk bu dönemde duyguları nasıl anlamlandıracağını bilemez. O sebeple anne-babası duyguları nasıl regüle ediyor, buna bakar.

Bağlanma güvenli olmadıysa başka neler olur?

18 ay sonunda beyinde bir budama olur. Bağlanma sağlıklı ise beyin hücreleri kurtulur. Sağlıksız bağlanma ve ihmal varsa, beyin hücrelerinde kalıcı ve geriye dönülemez bir hasar açar, beyin zarar eder.

Destek ve bağlanma neden bu kadar elzem?

Çocuk çok küçükken, diyelim 3-6 aylıkken ameliyat geçirdi ya da başka türlü bir travmaya maruz kaldı. Şayet destek ve ilgi görürse, travmanın üstesinden gelir, ilerleyen yaş dönemini tehdit edecek kalıcı bir hasar bırakmaz. Böyle bir durumda anne-baba desteği kuvvetli olursa, psikiyatr desteğine ihtiyaç bile olmayabilir.

2-3 yaş dönem ihtiyaçlarına bakarak devam edeceğiz.

 





Mom V-Y-Z: Katılmayan ebe sobe
07 Aralık 2013

En 5’inden iPhone’un veya koca ekranlı Samsung’un mu var? FB’u demode ama pratik buluyor, Twitter ve IG takipçilerinin sayısındaki artışa ıssızdan seviniyor musun? Çocuğunu beraber büyüttüğün ama yüz yüze tanışmadığın forum kankaların mı var?

Tamam, Cumartesi blog da okuyorsun, o zaman sen kesin osun: Sen de Mom-Z’sin sevgili tertip. Peki buluşmaya geliyor musun?

11 Aralık’ta Kadir Has Üniversitesinde buluşuyoruz, haberin olsun. Mom-Z etkinliği herkese açık ve ücretsiz. Biz çocuk bakımı yaparken, marka anneye nasıl bakıyor, onu dinleyeceğiz.

Gelmek istesen şuradan davetiyeni talep etmen yeterli. Telefonunu ve şarjını unutma ama: #momz2013 hashtag’i altında, tüm gün oturum izleyip laflayacağız.

E bi’ görüşelim dersen saat 11.15’de başlayacak Avent sunumunda veya oturum aralarındaki boşlukta, Avent stand’ında annelerle röportaj yaparken bulabilirsin beni. Veya gün içinde twitter’dan @hamileveanne üzerinden haberleşelim.

Annelerden annelere tavsiye vereceğiz, sen de vermek istersen randevulaşalım. Tecrübeni kap gel röportaja. Tavsiye bedava mı? Değil elbet, kıymet bilir Avent Annesi. Tavsiyeni ver, al Philips Kadın Bakımı’ndan vereceğim sürpriz hediyeyi.

Hem sohbet edelim, hem kaynaşalım. Hadi Mom-Z’de buluşalım.

 





Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 5: Öneriler
06 Aralık 2013

Çocuğu ile sağlıklı bir cinsellik iletişimi yapmaya baş koymuş sevgili okuyucu. Geldik HT Hayat Aile Okulu’nda Iraz Toros Suman’dan öğrendiklerimizin son bölümüne.

Cinsellik hakkında konuşurken dikkat edileceklere de bakıp, seriyi tamamlayalım.

  1. Cinsellik sadece bedenle ilgili değildir. Çcuğunuzla cinselliği paylaşacağınız cümlelerin içine sevgiyi hep dahil edin: “Anneyle baba birbirlerini çok severler ya, birlikte olmak bir de çocukları olsun isterler” … derseniz, çocuklarınız cinselliği kodlarken içine sevgiyi de katarlar.
  2. Cevaplarınız sade olsun. Sordukları kadarını anlatın ki, kafa karışıklığı olmasın.
  3. İnanç ve değerlerinizi çocuğunuza aktarın. “Çocuk 1 yaşında ama ben tuvaletin kapısını kapatıcam” diyebilirsiniz, bu sizinle ilgili bir sınır.
  4. Çocuğunuzun diğer bilgi kaynaklarından faydalanıp faydalanmadığını anlamaya çalışın. Okulda konuşuluyor mu, arkadaşlarla cinsel içerikli oyunlar oynanıyor mu?
  5. Cinsellik hakkında kendi tutumlarınızı fark edin. Siz konudan korkuyorsanız, çocuğunuza korku kodlu bir mesaj gidebilir. Dersinizi çalışıp, çocuğunuzla öyle konuşun.
  6. Sakin olun ve soruyu tam anlayın. “Bebek nasıl olur?” diye soruyorsa öğrenin neyi soruyor, ‘karnından nasıl çıkar’ı mı soruyor yoksa ‘karnına nasıl gelir’i mi? Doğru soruyu bulup ona cevap verin.
  7. Cinsel organların gerçek isimlerini mutlaka öğretin.
  8. Cinselliği konuşmaya erkenden başlayın. Kendi bedeninin kendisine ait olduğunu 2 yaşından itibaren anlatabilirsiniz, “Bu senin bedenin, sen istemezsen kimse seni öpemez” gibi.
  9. Soruları yargılamayın.
  10. Mahremiyeti öğretin. Ayıp ve suçluluktan uzak durun. Çocuklarla “özel”i örneklerle konuşmak ve onlara sınırları model olarak kavratmak gerekir.
  11. Kendi sınırlarınızı iyi etüd edin. Onların sınırlarına da saygı duyun.
  12. Sadece cinsellik konusunda değil, hayatın tüm alanında ve oyunlarda çocuğun mahremiyetini gözetin.
  13. Onlara bu konuyu kitaplarla anlatın. Cinsel eğitim verirken size yardımcı olacak kitaplar şöyle:

Kitapları önce sen oku sevgili ebeveyn. Çocuğuna okurken hazırlıksız yakalanma. Bi’ tecrübe et, bak bakalım sen bu kitabı çocuğuna okuyabilir misin?  Cevap hayırsa, rahat hissedeceğin diğer kitaba geç.

Son kez cevap verelim:

#AnneBenNerdenGeldim?

Babanın tohumları ile annenin yumurtaları birleşir ve bebek olur. Bebek annenin karnında büyür ve bebek yolundan geçerek dışarı çıkar.

Daha fazla detay?

Tüm yazılanların sağlıklı bir iletişimin tesis edeceği sağlıklı bir ilişkiye rehber olması dileği ile. Kolay gelsin.

 





Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 4: SSS
29 Kasım 2013

HT Hayat Aile Okulu’ndaki #AnneBenNerdenGeldim seminerinde Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’dan öğrendiklerimize, cinsellik eğitiminde sık sık sorulan sorular ile devam edelim. 

Aslında bu senin sınırınla, kültürünle, değer yargınla ilgili ama 3 ve 8 arasında bir yerde senin bedenin benim bedenim mesajını vermek gerek.

Sizin partnerinizle yakınlaşmanıza bir çocuk asla maruz kalmamalı, cinsel açıdan sınır bu.

Ancak birlikte uyumanın cinselliğin ötesinde anlamları var. Sen ne hissediyorsun? Birlikte uyuyorsan niye uyuyorsun? Şuna dikkat etmek lazım: Birlikte uyumaya çocuğun mu yoksa benim mi ihtiyacım var? Neden birlikte uyuyorsun ve ihtiyaç kimin? Eğer yetişkininse (çok çalışıyorum, gündüz görmüyorum) dur de ve çocuk açısından bak. Çünkü sen, ihtiyacın sonlandığında ve “Hadi sen yatağına git” dediğinde çocuk gidemiyor, “Nereden çıktı bu?” diye şaşırıyor.

Mastürbasyon doğaldır ve çocukların kendini tanıma sürecidir. Okul öncesi dönemde mastürbasyonun verdiği haz bir yetişkinin cinsel hazzına benzemez. “Bu çocuk 4 yaşında, çok erken değil mi?” demeyin.

Mastürbasyon ne zaman doğal değildir? Çocuk kendi bedeniyle uğraşmaktan başka hiçbir şeyle ilgilenemez hale geldiğinde.

O zaman şunu sormak lazım: “Bu çocuk hayattan kopacak kadar kendi bedeniyle ilgilenmeye mi başladı? Evet bayağı uzun sürüyor ve çok sık tekrarlanıyor.” Peki neden bu kadar kopuyor, mesele ne? Çözemediğin, göremediğin bir kaygı mı var, ona bak.

Mastürbasyon yapan çocuğa “Aaa çok ayıp” diye ketleme, suçlu hissettirici bir cümle kullanma. “Senin kendi vücudunu merak ediyor olman ve dokunuyor olman çok normal, ama biliyor musun bu çok özel bir şey. Bunu banyoda ve tek başınayken yapabilirsin, ama bu kadar kalabalıkta bu kadar özel bir şeyi yapman uygun değil.” Şeklinde yansıtarak açıkla. Bu cümlelerde ayıp ve olmaz yok. Kınama ve suçlama yok.

“Anladım sizin merak ettiğiniz çok şey var, kızlar erkeklerin cinsel organını çok merak edebilir. Bu kadar merak etmeye başladıysan, gel bak ben bir kitap aldım, beraber okuyalım, resimlere beraber bakalım. Sen sorularını bana sor” de. Bu kadar. En önemlisi bunu takip edebiliyor olmak.

Not düşelim: 4-5 yaşında bir çocuk bir yetişkinin cinsel pozisyonlarını taklit ediyorsa mutlaka maruz kaldığı bir şey vardır. Çünkü bu o yaş çocuğunun bilgisinde değildir.

TV’deki çizgi filmlerde bile çok subliminal (bilinçaltına hitap eden) mesajlar var. Gördüğümüz anime filmlerde cinsellik mesajları kurgulanır. Çocuğunuza izlettirmeden önce kendiniz filtre edin ve temiz bulduğunuz filmleri seyrettirin.

Toplumsal cinsiyet modellemelerine de dikkat etmemiz gerekir. Spider Man çok güçlü ama sevgilisi ezik ve ona muhtaçtır. “Erkekler ağlamaz, kızlar hanım hanımcık oturur” diye çocukların algılayamayacağı ve ileriki yaşlarına dek genelleme yapacağı mesajlar veriyor, kendi kararlarını vermelerine izin vermiyoruz. Bu kalıpları zihinlerine biz yerleştiriyoruz. Klipler ve reklamlarda da buna benzer ağır mesajlar gidiyor.

Çocuklar 3-6 yaş arasında bizim gibi olmak ister. Ancak bazen mesaj karışır.

Kızlar erkeksi, erkek çocuklar da daha dişi davranışlar sergilemeye başlayabilir.  Örn. kızlar elbise giymek istemez,  erkek çocuklar da anneleri gibi makyaj yapmak isteyebilir.

Böyle bir durumda şuna dikkat etmek gerekir:  Annenin veya babanın kritik şekilde yoksunluğunda, çocuk bir özdeşim figüründen yoksun kalıyor olabilir.

Tek ebeveynli çocuk büyütülen ailelerde genelde bu gözlemlenebilir. Ya da ikisi de vardır ama pskilojik ve duygusal olarak aslında çocukla birlikte değillerdir. Çocuk orada tek cinsiyetli ebeveynle büyürse özdeşim fügürü bulamayabilir ve karşı cins gibi davranma eğilimine girebilir.

Böyle bir durumda bir model yaratmak çok önemlidir. Halalar, amcalar, dayılar gibi bir karşı cins bir özdeşim figürünün çocuğun hayatında olması çocuğun işini kolaylar. Çocuğun kendi cinselliğini tanıması için yardımcı bir figürdür.

Ama temelde kızlar pantolon giyiyorsa ve kamyonla oynuyorsa, bir sorun yoktur. Oyuncak seçiminde cinsel ayrım gütmemek olmamız gerekir. Erkek çocuk tencere tava ile kız çocuk da kamyonla oynayabilir, bu normaldir.

Bir kere bu normal, her çocuğun “Ben büyüyünce annemle/babamla evlenicem” durumu var. Bunda bir sorun yok sevgili ebeveyn. Bu bir dönem.

Her çocukta aynı olmaz, dozu ve kendini gösterme şekli farklıdır.

Karşı cinsle ilk tecrübe ebeveyn üzerinden olur. Cinsel değil, duygusal bir tecrübedir bu. Yapılacak şey sakin olmak. “Ah sen beni ne kadar seviyorsun, ben de seni çok seviyorum ama biliyor musun, çocuklar anne-babaları ile evlenemezler, ama bir ömür birbirlerine yakın olurlar. Biz de seninle yakın olacağız.” mesajını verin. Korkacak bir şey yok.

Hanım hanımcık ol, eteğini ört, düzgün otur dediğiniz kızınız,  vajinusmus tanısıyla baş etmek zorunda kalabilir. Erkekler ağlamaz dediğiniz çocuğunuz da, ileride ağlayamadığı için bir agresyon bombasına dönüşebilir.

Örnekler çok uç olsa da dikkat etmemiz gerek, burada iş biraz bizle başlıyor. Çocuklarımızı nasıl kalıplarla büyüttüğümüze dikkat etmemiz gerek.

Serinin son yazısı haftaya. Görüşmek üzere.





Çocuklar İçin Cinsellik Eğitimi – 3: Cinsel İstismar
25 Kasım 2013

Geldik notların en daraltıcı kısmına. Bloga hiç bir yazıyı yazarken bu kadar şiştiğimi hatırlamıyorum. Bilmesek olmaz diyeceklerim şöyle:

Ensest sanılalın, bilinenin çok üstünde boyutlarda. Hiçbir sosyo ekonomik ve sosyo-kültürel grup tanımıyor. Çok eğitimliler ya da çok varlıklılar arasından da çıkabiliyor. Bu konuda bilinçlenmek gerekiyor.Burada en kritik konu çocuğa verilmesi gereken mesaj. Mesajlarımız şöyle olmalı:

Bu beden sana ait. Sana istemediğin bir şeyi kimse yapamaz, akrabaların olsa dahi. Bu kol, bu bacak, bu yanak sana ait, sen istemeden kimse seni ö-pe-mez. Biri sana istemediğin şekilde dokunursa ve sen engelleyemezsen, çok rahatsız olursan gel bana haber ver.

Çocuğuna yardım et sevgili anne. Yoldan geçerken çocuğunu öpen, mıncıklayan gıcık yetişkine şunu söyle: “Hiç hoşlanmıyor görüyor musunuz ve bunu hiç istemiyor”. Bunu karşı tarafa açıkça söyle ki çocuk da ona saygı duyduğunu ve gerektiğinde onun bedeninini onun adına sahiplenebildiğini görsün. Sen çocuğuna bu mesajı sürekli verirsen, çocuğun “Biliyor musun anne, bilmemne amca beni öptü ve ben bundan hiç hoşlanmadım diyebilir”. Hiçbir zaman demesin inşallah.

İstenmeyen her dokunuş, cinsel istismardır. Zorla öpmek, öğretmenin zorla öpmesi, “Hadi amcanı , bilmem kimi öp” diye ısrar etmek de öyle.

Finalde çocuğun senden ne duyduğu çok önemli. Çocuğuna iyi dokunuş, kötü dokunuşu anlat. Ama paranoyak etme. Mesajlarını kitap okuyarak ver, oyunların arasına serpiştir.

Diğer Çocuklarla Oynan Cinsel İçerikli Oyunlar

Yaşıtlarıyla küçük cinsel oyunlar oynamaları normal ama bu oyunları kendilerinden büyüklerle oynarlarsa travmatize olabilirler.

#annebennerdengeldim

Çocuklar okul öncesi dönemde cinsel tecrübeye sahip değildirler. Bu sebepten hikaye uydurmazlar, yani söyledikleri her şeyi doğru kabul ederiz. Yani çocuğunuz cinsel içerikli hikaye anlatıyorsa, dikkatinizi ona vermelisiniz.

Diyorsa ki: “Biliyor musun, falan amca pipisini benim koluma sürttü, filan amca beni kucağına alıyor pipisinin üstünde hoplatıyor, dudağımdan da öpüyor”, bu yalan olamaz!!!

Bu yaşta çocuğun cinsel tecrübesi olmadığı için böyle bir nokta atışı yapamaz. Okul öncesi dönemdeki çocuğunuzdan böyle bir hikaye duyuyorsanız, %100 doğrudur. Dikkatinizi ona vermeniz lazım. Ya da resimde erekte olmuş bir cinsel organ çiziyorsa da çok bariz bir alarmdır. Çocuğunuzun yaptığı resimlerine özenle bakın.

Peki ne yapmak lazım? Tahtaya vuralım, şayet böyle bir şey olduysa, sakın çocuğunuza soru sormayın. “Orana mı dokundu, bunu da yaptı mı?” gibi sorular manipüle edicidir. Bu tip soruların cevabı ya evet’tir, ya hayır. Çocuk sizin paniğinizi hisseder ve korkar. Korktuğu gibi de kendini suçlu hisseder, “Annem bu hale geldiğine göre galiba ben bir şey yaptım” diye düşünür.

Bu tip sorular bilgi kirliliği yaratır ve geri dönüşü yoktur. Maazallah böyle bir durumda hemen bir terapistten destek alın.

İstismarcı her sınıftan, her gruptan çıkar ve bu istismarcıların %90’ı kendi çocukluklarında istismara maruz kalmıştır.

Anne-babalara düşen ne? İyi dokunuş, kötü dokunuşu öğretmek ve “Bana anlat ben sana yardım ederim” mesajını çocuğa vermek. Ama bunu paronoya meselesi haline getirmemek.

Cinsel eğitimin SSS’i ile devam edeceğiz. Sonraki yazıda görüşmek üzere.









Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.