Hamile ve Anne | Hamile ve Anne | Page 30
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Çocuk Beslenmesi 2 – Doğru Bildiğimiz Yanlışlar
03 Temmuz 2013

Anneysen.com‘un çocuk beslenmesi konusunda bizleri buluşturduğu Prof. Dr. Benal Büyükgebiz’den öğrendiklerimize geçtiğimiz hafta kaldığımız yerden devam edelim. Benal Hoca der ki:

Son zamanlarda nelerin beraber tüketilebileceği konusunda kafalar karıştı. Aslında geleneksel mutfak beslenme konusunda genel doğruları içeriyor.

Doğru bildiğimiz yanlışlara bir göz atalım o halde.

Süt, yoğurt, pekmez birlikte yenir mi?

Boş kalorili bir besin olmayan pekmez, şeker talebi yüksek minikler için doğal bir tatlandırıcı. Ancak evde tatlı yaparken kullandığınız pekmez pişerken 2000’nin üstüne çıkıyorsa,içinde WHO’nun potansiyel bir kanserojen madde olarak tanımladığı akrilamid oluşur.

Aynı sebepten pekmezi alırken de düşük ısıda yapılmış olanlarından almaya çalışın.

Lakin akrilamid konusunun hayatı karartmasına izin vermemek lazım: Suyun içinde pişen tencere yemekleri dışında, evde yüksek ısıyla pişen her şeyde oluşabiliyor akrilamid. O keke şeker de koysanız fark etmiyor yani.

Temel Reis Efsanesi: Ispanak Demirden Zengin Midir?

Seviyorsanız ıspanağı yoğurtla tüketmekte sakınca yok. İçindeki demirin emilimini engelleyen yoğurt veya süt değil, ıspanaktaki ‘okzalat’tır. Ancak engellemesi, hiç emilmemesi anlamına gelmez. Ispanak zengin bir kalsiyum kaynağıdır. Yoğurtlu ıspanak ile kalsiyum alımı artmış olur.

Ayrıca severek yenen her şey genel sağlık parametresini artırır.

İskender: Dost Mu, Düşman Mı?

Üzerine tereyağı cızlatılmış mis gibi İskender, kara listeye bir girdi pir girdi. Diyetteyiz diye pidelerini yemeyi bıraktık, etindeki demir ölmesin diye de yoğurdunu terk eyledik. Kırpıla kırpıla bir şeye benzemediğinden, hepten çıkardık favori listesinden. Daha sağlıklı ve zayıf mı olduk? Ola ola, mis kokulu İskender’den olduk, o kadar.

Doğrusunu öğrenelim: 2 kaynaktan demir alıyoruz, bitkilerden ve hayvanlardan.

Esas sarsıcı olansa şu:

“Süt ve süt ürünlerinin sebzelerle birlikte yenmesi hakkında yapılan bir araştırmada, sütün çinko emilimini % 70, yoğurdun ise % 78 arttırdığı; demir emiliminin ise etkilenmediği sonucuna varılmıştır.

Bir başka çalışma ise süt ürünlerindeki kalsiyumun, hayvansal kaynaklı demirin emilimini etkilemediğini ortaya koymuştur.”

Bıldırcın Yumurtası Tavuğunkinden Besleyici Mi?

Tam bu noktada “Bir tavuğunkinin boyuna bak, bir de bıldırcınınkinin” diye alaylı kahkasını duyuyorum eski ve aksi çocuk doktorumuzun: “Bir bebeğin yumurtadan alacağı faydayı alması için 4-5 adet bıldırcın yumurtası yemesi gerekir!”

Sonraki yazıda suyun beslenmedeki önemine ve obeziteye değinerek devam edeceğiz. Görüşmek üzere.

 

 





Çocuk Beslenmesi – 1
28 Haziran 2013

Bebeklikte başlayan ve insanın tüm hayatına sirayet eden bir süre var: İlk 1000 gündeki fiziksel ve zihinsel gelişimimiz, bir ömür boyu sürecek potansiyelimizi belirliyor. Ve bu sayaç doğumda değil, ana karnına düşer düşmez başlıyor.

Bir ömür yemeyip hamileyken yediğin profiterolden, milföyden pişman mı oldun sevgili anne?

Severek yendiği annece kesin olan dondurma. Beslenmemizin sabiti. Bir ömür yemeyip hamileyken yediğim tatlılar kanımca sebebi.

Olma diyor sağlıklı beslenmenin uzman ismi Prof. Dr. Benal Büyükgebiz. Hocaya göre abartmadan, severek yenmiş her şeyden faydalanıyoruz. Hatta sevmeyerek, sırf sağlıklı diye yediğimiz o brokoli düşündüğümüz kadar da yaramıyor!

Karnede Matematik Neyse, Annelikte Beslenme O

Hele de konu çocuksa… Çocuğuna en iyisinden, en çoğunu yedirmek üzere annelik yemini etmiş hemcinslerim beslenme konusunda zorda biliyorum. Az yedirse ‘aç bu çocuk’ baskısı var, çok yedirse şişmanlık…

“Yeni anneler donanımlı. Ancak araştırdıkça stresleri artıyor. Hata yapmasalar bile, yüklendikleri stres çocuklarına zarar veriyor” diyor Benal Hoca ve ekliyor: “Ne tarladaki, ne dolaptaki hiçbir besin anne sevgisi kadar mühim değil. Brokoli çorbası içsin, kereviz de yedireceğim diye aşırı stres yüklenirseniz, çocuğunuz tabağındakileri bitirebilir. Ancak stresiniz ona sağladığınız yararın büyük bir kısmını süpürür. Bazen 3 aylık bebeklerin bile annelerine bu yüzden küstüğünü görüyoruz.”

Beslenme telaşının kızgın tavaya düşen yağ haline getirdiği sevgili anne…

Katı gıdayla yeni tanışan ve iki yaşından küçük çocuklarımızı beslerken dikkat edilmesi gereken önceliklere gel beraberce bakalım.

Başaramadığımız Kahvaltı

Cengiz Han ordularınca talan edildiğine yemin edebileceğin salonun, mutfaktan gelen vanilyalı nefis kokuyla alakası var hamarat anne.

Basit ve besleyici olması gereken kahvaltı, bir miniğin sabah rutininde mutlaka yer almalı.

Yokluğunda düşen başarının yanında, yöneldiğimiz şeker, un, şekerli sıvıların hiperaktivite ve hırçınlığı beslediği de biliniyor.

Peki ideal bir kahvaltıda ne tüketilmeli?

Bu uğurda saçını başını yolmuş annenin, bir rahatlaması; lop yumurta, omlet, krep, ev yapımı müsli gibi çeşitlemelerle çocuğa kahvaltıyı sevdirmeye çalışması gerekiyor. ‘Benimki son 18 saattir ağzına lokma koymadı’ grubundan bir çocuğunuz varsa, ekmek, labne- üzerine azıcık şokella üçlüsü mübah. Önemli olan çocuğun kahvaltıdan zevk almasını sağlamak.

Ve fakat… Bebeğin kahvaltısı ve onu takip eden ara öğünleri, öğlen acıkmasına izin verecek şekilde düzenlenmeli. Yumurta, ceviz, bisküviden mamul ve bizim asla yemeyeceğimiz, bununla beraber çocuğa neden teklif ettiğimizi anlamadığım o bulamacı yiyen çocuk, 2 saat sonra da meyve püresini yiyemez. Kahvaltı ve öğün atlama obezite risk faktörü tamam, ancak bir bebeğin öğlen acıkabilmesi için çok fazla yükleme almamış olması gerekir.

Beslenme konusunda doğru bilinen yanlışlarla devam edeceğiz.

 





Şiddete Maruz Kalan Çocuklarla İletişim
21 Haziran 2013

Uzman Psikolog’umuz Pınar Mermer Anlatıyor: 

Son günlerde yaşanan toplumsal olaylar psikolojik olarak hepimizi etkiliyor. Düşünce yelpazesinin neresinde durursak duralım endişe, merak, öfke, üzüntü, heyecan çaresizlik gibi hisleri bir arada yaşıyoruz. Biz yetişkinler bile bu durumla zor baş ederken, her zaman her şeyin farkında olan çocuklarımızın etkilenmediğini düşünemeyiz.

Çocuklarımız televizyonda, internette, yetişkinler konuşurken şiddet içeren görüntüler veya konuşmalara şahit oldular. Hatta bazı çocuklar mahallelerinde ya da evlerinde bizzat yaralandılar ve gaz bombalarıyla karşılaştılar.

Bu sebeple son günlerde çoğu ebeveynin sinirli, uykusuz, endişeli ve tahammülsüz olduğunu çocukların ise korku içinde olduğunu görüyoruz.

Hepimiz çocuklarımızı korumak istiyor ve en doğru yaklaşım konusunda kararsız kalıyoruz. Bu yazının amacı çocuklarımızı travmatik olaylarla ilgili doğru bilgilendirmek ve onları korumak.

Çocuklara Olanları Nasıl Anlatmalı?

Korumak deyince bizim aklımıza genelde saklamak gelir. Oysa çocuklar hassas duygu antenleriyle her şeyi hissederler. Yaşı erenler bilgisayarlarının başına geçtikleri an dünyanın her köşesinden haber alabiliyor zaten. Çocuklar artık eskisi gibi büyüklerin konuşmalarına uzak da değiller: Onları dinliyor, cevaplar talep ediyor, fikirlerini söylüyorlar.

Çocuklara neler olup bittiğini anlatmamak, onların kaygısını artıracağından doğru bir yöntem değildir. “Bu kadar korkunç ne oluyor ki annem , babam bunu benden gizlemeye çalışıyor?” diye düşünebilir; kafalarında çok daha korkunç senaryolar kurabilirler.

Onlara hiçbir şey fark ettirmemeyi başarsak bile, toleranssız ve endişeli olduğumuza şahit olduklarında, buna sebebin kendileri olduğunu sanırlar, ki bu da onlara kendilerini suçlu hissettirir.

Fransız psikanalist Dolto, bebeklere bile her şeyin anlatılması gerektiğini söyler. Çünkü Anlarlar.

Çocuklarımıza yaşananları anlatırken kullandığımız dil çok önemli. Uzun cümleler kurmayın, basit bir dil kullanın. Yaşananlar karşısında hissettiklerinizi söylemekten kaçınmayın. Çocuğunuzun da  duygularını ifade etmesi için onu yüreklendirin.

Hatta duygularını onun yerine adlandırın ve bedenlerinde bıraktığı hissi tarif etmelerini isteyin. Örneğin heyecanlanınca kalbimiz küt küt atar, terleriz, nefes alıp verişimiz hızlanır gibi.

Konuşurken neleri filtreleyelim?

Çocuklara insanların kötü şeyler yaptıkları için şiddete uğradıklarını ve şiddeti hak ettiklerini söylememek gerek. Bunu söylediğimiz noktada çocuk yanlış bir davranışının sonunda şiddet göreceğini düşünüp korkacak ve başkalarında hoşuna gitmediği bir davranış görünce şiddeti kendine hak sayacaktır.

Bazı çocuklar intikam almak isteyebilir, farklı görüşteki çocukları dışlamak isteyebilir. Böyle bir durum onların ruhunda zor kapanan yaralara sebep olabilir. Buna izin vermemek gerekir.

Çocuklar kolay inanır. Yanlış bilgiler çocuğunuzun kafasını karıştırabileceğinden, çevrede duyduklarını mutlaka gelip size anlatmalarını isteyin.

Bu dönemde

Unutmayın çocuklarınız her şeyin farkında. Bol bol sarılın onlara ve aklı başında insanlarla kalabalık olmalarını sağlayın. Yalnızlık hisleri derinleşecek olursa, korkular geliştirebilirler. Eğer çocuğunuzda korkular, alt ıslatma, yalnız kalamama, iştahta değişim, öfke patlamaları, uyku problemleri görürseniz bir ruh sağlığı uzmanına danışın.

 





Endülüs Gezisi’nden Meraklısına Notlar
30 Mayıs 2013

Kurtuba Cami’nin orta yeri Katedral demiştim son yazıda.

Şairin dediği gibi palmiyeleri andıran ve mimarisi dolayısıyla sonsuz sayıdaymış gibi görünen sütunları mı anlatsam size, yoksa insan ruhunu yukarılara çeken havasını mı bilemedim.

Kurtuba Cami. Çift kemerler sayesinde tavan daha yüksek yapılabilmiş. Sütunlara bakınca sonsuz sayıda olduğunu düşünüyorsunuz.

Gördüğüm en güzel mihraplardan olan, altın yazılarla bezeli, gözlerin bakmaya doyamayacağı oymalı mermer mihrabın önünde elimi açıp dua ederken buluverdim bir ara kendimi.

Kurtuba Cami'nin muhteşem mihrabı

Onu Katedrale çeviren Aragon ve Kastilya Kralı 5. Charles’ın dediği gibi, “Eşi benzeri olmayan bir şeyi almış, içine her hangi bir Hristiyan kentte bulunabilecek bir katedral yapmışlar.” Ne deyim!

Meraklısına Notlar

İstanbul’dan 4 saat uçtuğumuz Endülüs, en iyi bahar aylarında gezilir. Aksi halde çok sıcak bir hava ve fiyatları yukarı çeken bir güruh ile karşılaşmanız mümkün. O kadar yol ve masraf yapmışken söyleyeyim, bu seyahatin hakkı en az 7 gündür. Granada, Sevilla ve Cordoba için de 3, 3, 1 şeklinde ayırmak kanımca yeterli.

Granada

Alplerin Akdenizlisi tanımını hak eden Granada, zümrüt dağları, gürül gürül akan nehri, bohem, şık kafe ve parklarıyla bu rotanın incisi. Elhamra Sarayı için biletleri önceden web sitesinden almak uzun sıraları beklemeden atlamayı sağlıyor.

La Cueva'da bir öğlen

Granada’ya gidince kenti adım adım dolaşın, Los Italianos’da dondurma yiyin, öğlen yemeklerinin rehavetini La Cueva’da yerel halkla karşılayın. Akşam 20.00’den önce çoğu mekanın kapalı olduğu İspanya’da kötü bir şey yemeniz zaten ihtimal dahilinde değil.

Sevilla

Sevilla’da kalacağınız oteli bizdeki kale içi tabir edeceğimiz Barrio de Santa Cruz’dan veya yakınından seçmekte fayda var. Bütün atraksiyonlara yürüyüş mesafesinde kalırsınız, ki Sevilla’da görecek çok yer var.

Cordoba

Cordoba ise İspanya’nın en şahane 12 hazinesinden 1. seçilen Kurtuba Cami dışında pek de havalı bir turistik gezi vadetmiyor. Kaçılası sayfiyelerin plastik sandalyeleri ve yeşil halıları Kurtuba’ya inince Çıkıveriyor karşınıza.

Bir zamanlar İstanbul’u bile geride bırakmış, tarımla akıl almaz bir zenginlik üreten bu kent, şimdi sanki yalnızlığına terkedilmiş. Havalı Tapas Bar’ları Sevilla’da bıraktığınıza hayıflanmak istemiyorsanız, günübirlik bir geziyle bile uzanabilirsiniz Cordoba’ya.

i-Yurtdışı

İngilizce bilmek İspanya’da iletişim kurmanın garantisi değil. O sebeple teknolojik donanımınızın olmasında fayda var. Meşhur AVM El Corte Ingles’in teknoloji katından alacağınız sim-card ile şehrin sakini gibi dolaşmanız mümkün.

Bizde hep açık uygulamalar Google Maps – ki aslında Waze de olurdu, yemek yenecek yerler ve mutlaka tadına bakılacaklar için Four Square (gittiğim yerlere ve yorumlara avent annesi müge kullanıcısından bakabilirsiniz) ve Yelp‘ti. Görülmesi gereken yerler ve karşılaştırmaları için Triposo ve Trip Advisor desteği aldık. Google Translate ve her menüye baktığımda, bu ne ki dediğim Google Görseller namerde muhtaç etmediler bizi. Otellerimin tamamını booking.com‘dan ayarladık, arabayı ise rentalcars.com‘dan. Uygun fiyatlı uçuşları bulmak için de kayak.com‘a bakılabilir. Bu önerilerin biraz daha genişletilmiş versiyonu için şuraya bakabilirsiniz.

Son Söz

Müslüman Endülüs’ün Rönesans’ı tetiklediğini, onun kullanacağı bilgileri sadece koruyup saklamakla kalmadığını, aynı zamanda yorumladığını ve ileriye götürdüğünü biliyoruz. İnsandan arındırılmış sıkıcı tarih derslerinden kafanızı kaldırmak ve kimliğinizin bir bölümü ile gurur duymak istiyorsanız mutlaka görün Endülüs’ü.

Yalnız uyarmış olayım, her giden biraz eksik dönüyor Endülüs‘ten!

 





Yumurcakla Endülüs’e Gidilir Mi?
23 Mayıs 2013

Biz bu soruyu Lübnan, Tayland ve dahi Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Macaristan’dan müteşekkil Orta Avrupa üçlüsü için de sormuş, sonra gidilir yahu demiştik.

Ama Gökçe 2 yaş krizini 3 yaşında yaşamaya mı karar verdiğinden nedir, bu seferki İspanya seyahatimizde yıprandık biraz.

Orta Çağ Avrupası’na hakim güçlerin legosu, taşa tahtaya oyulmuş bir şiir olan Elhamra Sarayı, onun için mühendislik harikası havuzlarında suyu şıpırdattığı bir yerden ibaret oldu.

Elhamra Sarayı, Cordoba

Macellan’ın dünyayı dolaşmaya çıktığı seyahate başlamadan önce kuvvetli rüzgarlar için Alcazar Sarayı’nda diz çöküp dua ettiği sunak da, baba dışarı çıkalım mı talebi.

Bir zamanlar minaraye müezzini atıyla kolayca çıksın diye merdiven yerine rampa yapılan Giralda, bizim için nefes kesiciydi, onun içinse bir kaç çanın aynı anda çaldığı gürültülü bir yer.

Sevilla’da o kadar sıkılmış ve bağımsızlığını ilan etmişti ki, Cordoba’da bir restoran’da yan masamızda oturanlar “Tanıyoruz özgür ruhlu miniği Alcazar’ın Bahçesi’nden” dediler.

Nefesini tuttuğu ve bravo salvolarını saldığı tek bir yer vardı: Flamenco Müzesi’nde nefes kesen topukların üzerinde kızın eteklerini, delikanlının saçlarını bir oraya bir buraya savurduğu,  yanık ezgilerin ciğerimizi dağladığı Flamenco Gösterisi. Bir gül kadar narin bir kızın, taç yapraklarından arınıp sahnede alev alan bir dikene dönüşmesini izlediğimiz sırada, Gökçe de nefesini tutmuş izliyordu. Flam- ateşten geliyormuş, tevekkeli!

Sevilla'daki Flamenco Müzesi'nde

Bahar mevsiminin bir havuza sokturduğu, bir şemsiye açtırdığı Endülüs günlerinde, üzerinde ve ayağında hiç bir şey tutmamaya, yiyecekler değiştiği için dondurma-kek dışında hiç bir şey yememeye yemin eden kızımla 8 gün oradaydık.

Tayland seyahatinde akıllandığımdan bu sefer beslenme kutusu ve Via Kap’ları yanımızdaydı. Böylece sabit kalabilen yegane öğün olan oteldeki kahvaltıdan müsli, meyve, yoğurt desteği alarak şekere teslim olmadık. Buldukça patates yedi Gökçe, beğendiyse de etimizden.

Oyunuz çocuğun düzeninden ve geziyi kültürel olarak maksimize etmekten yanaysa, buraya sadece eşle gitmek iyi bir fikir. Ama ben gördüklerinin derinlerde bir yerlerde Gökçe’de iyi kayıtlar yarattığına inanıyor, “Çocuksuz gezmem”arkadaş diyorum.

3 kent gezdik. Gördüklerimin rüya olmadığına inanmak için resimlerimize, bir de başını alıp gitmiş kredi kartı slip’lerine bakıyorum.

Kurtuba Cami’nin Orta Yeri Katedral

Beni en çok sarsan yer, en az etkileyen kentteydi: Elimizdeki akıllı telefonlardan koku paylaşımı yapana kadar kelimenin, resmin anlatmakta yetersiz kalacağı Kurtuba Cami,  benzersiz bir yapıt.

Ona ve meraklısına notlarıma da diğer yazıda bakalım.

 









Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.