Hamile ve Anne | Hamile ve Anne | Page 5
Kolik Nedir? Nasıl başa çıkılır?
Düz veya İçe Dönük Göğüs Uçlarının Tedavisi (Niplette)
Bezi Bırakma ve Psikoloji Gelişim
Bebeklerde Gaz Sancısını ve Koliği Gidermenin Yolları
Bebek Ürünlerinde Güvenlik – II
26 Nisan 2016

Geçen hafta bebekler için güvenliği konuşmaya başlamıştık. Anne babaysanız zaten 10 kaplan gücünde oluyorsunuz da, konu güvenlik olunca mesele çelme dolu.

Ekran Resmi 2016-04-26 16.02.48

Foto Kaynak: babyphotography1.tumblr.com

İlk bölümde oyuncak alırken dikkat edileceklere bakmıştık. Şimdi sıradaki soru şu: Giysilerdeki kordonların ciddi tehlike içerdiğinden haberiniz var mıydı?

Örneğin çektiğinizde diğer tarafa doğru uzayan bir kapüşon kordonu ya da eşofman ipi, kaydırağa takılabilir, otobüsten inerken kapıya sıkışabilir veya tamamen çekilince yutmaya müsait bir hale gelebilir.

Yutsa ne olur ki demeyin. Bu tip ipler organların etrafına dolanarak ölümcül riskler yaratabiliyor.  

Alınacak en basit önlem ipi giysiye dikmek veya ucunda plastik aparatlardan olmasına dikkat etmek.

Hangi Ürün Tehlikeli? Uygunsuz Ürünü İfşa Eden Kurum Var Mı?

Evet var. Rapid Alert System Weekly bu amaçla hizmet veriyor. Avrupalı anne burayı dikkatle takip etmekteymiş. Bundan sonra bizim de radarımızda olacağı kesin.

Peki uygunsuz üretim yapan firmanın başına nelerin geldiğini hiç merak ettiniz mi?

Bakın bu süreç şöyle işliyormuş:

Bagider İstoç’a gidiyor ve rastgele denetim yapıyor. Uygunsuz üretim varsa, firmanın 17.000  ile 38.000 TL arasında para cezası almasını sağlıyor. Bundan başka marka ve ürün 2 ulusal TV kanalında ve 2 gazetede ilan yoluyla ifşa ediliyor. Tutanak düzenleniyor. Şayet düzeltilebilecek bir hata değilse, ürün imha ediliyor.

IMG_0227

Bagider toplantısını kayda alan blogger anneler

Bu cezanın çok az olduğunun farkında mısınız? Bence caydırıcılığı yok. Ancak diyelim ki CE damgası koyan bir ürünün sahteciliğinin farkına vardınız. Bu işin de peşini bırakmak istemiyorsunuz. O zaman Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu yapabiliyorsunuz.

Aman Dikkat: Azo Boyar Maddeler

İspanya’dabir fabrikada çalışan işçiler azo boyar maddeler nedeniyle ölünce anneleri ayaklanır ve bu madde böylece gündemimize girer. Üzücü değil mi? O anneler sayesinde bu maddenin yazının ilk bölümünde bahsettiğim 1994’te yasaklanan madde olduğunu öğrendik.

Bir diğer sakıncalı madde de formaldehit. Buruşma önleyici olarak kullanılan formaldehit maddesine uzun süre maruz kalanlar akciğer kanseri olabiliyor!

Brezilya fönü yaptırmadınız umarım. Gerçekten umarım.

Bagider der ki, aldığınız tekstil ürününde kötü koku varsa, muhtemelen formaldehit içeriyordur. Ne kadar geçiyor bilmiyorum ama mutlaka yıkayarak kullanın diye de önerdiler.

Bizde terleyince tekstilden vücudumuza geçen ağır metaller, bebeklerde tükürük yoluyla vücuda geçiyor. O nedenle kuşmaşta hangi madde olduğu, ağzına aldığı oyuncakta ne olduğu çok önemli. Bu arada maruz kalınabilecek en kötü maddelerin kadmin ve kurşun olduğunu öğreniyorum. Çıtçıtlardan bildiğimiz nikel de bir diğer alerjen. Satın aldığınız zıbının çıtçıtının etrafında kumaş olmasına özen göstermekte fayda var.

Bir üründe TSE belgesi varsa içim rahat edebilir mi? 

Kötü niyetli bir firma TSE belgesi aldıktan 3 ay sonra, kullandığı malzemeyi kötüsü ile ikame edebilir diyor Bagider. Toplantıda edindiğim bilgiye göre TSE belge alındıktan sonra tekrar kontrol yapmıyormuş. Soruya cevabı siz kendiniz verin.

Anne candır, annelik sanattır ama bir anne mutlaka cambazdır. Düşebileceğimiz tuzaklar bir nebze aydınlanmıştır umarım. Daha güvenli bir dünya dileğiyle…

 

Kategori: Genel
Etiketler:




Bebek Ürünlerinde Güvenlik 
21 Nisan 2016

Çocukların güvenliği deyince akan sular duruyor değil mi?

Sevgi dolu bir ilgiden sonra tesis edilmesi gereken ilk şey güvenlik anne kitabımda.

Bir şey yeterince güvenli değilse giyilmesin, oynanmasın, binilmesin istiyorum. Bir yandan bir iş güvenlikçi gibi sürekli auditteyim, bir yandan da dünya tehlikelerle dolu bir yer yazılımı yüklememek için tetikte. 

Biliyorum dengeyi kaçırırsam, önce ebeveynliğin sonra çocukluğun tadını kaçıracağım.

bebek guvenligi ig-2

Sınırı doğru yerden çekmek istiyorum tamam da, sürekli değişen bir sınırı doğru yerden nasıl çekerim bilmiyorum. Her geçen gün sınır değişiyor; bildikçe, öğrendikçe inceliyor.

Bagider 

Dün yaşamlarımızı daha güvenli bir hale getirmeyi amaçlayan Bagider’in güvenlik konulu toplantısındaydım. Bagider 1,5 yıl önce bebek ve çocuk ürünlerindeki güvenlik denetimlerinin doğru yapılması için kurulmuş bir STK. Kurucuları arasında bu pazara mal ve hizmet sunan firmalar bulunuyor. Bakanlık ve eğitim kurumları ile işbirliği yapıyorlar.

Bebek araç gereçlerinde ne gibi tehlikeler var; tüketici açısından güvenli ürün nedir gibi başlıkları inceliyor; denetimler yapıyorlar.

IMG_0238

Geçtiğimiz salı günü de Grand Hyatt Otelinde blogger annelerle bir araya geldiler. Neden mi?

1994’te yalnızca 1 tane zararlı madde yasası vardı. Bu konudaki anne talebi zararlı maddelerin kabul edilen sayısını artırdı. Yani siz ben talep etmedikçe, pazar çocuklarımız için daha güvenli hale gelmiyor.

O zaman bebek araç gereçlerinde güvenlik deyince nelere dikkat etmemiz gerektiğine beraberce bakalım mı? Riskler en çok 3 başlıkta toplanıyor.

Peki siz aldığınız ürünlerin güvenli olduğunu nasıl anlayacaksınız? Mesela…

Oyuncak Alırken Nelere Dikkat Edelim? 

Yalnız…

CE işareti olması bir oyuncağın tehlikesiz olduğu anlamına gelmez. Diyelim ki ablasına CE işaretli bir ayı aldınız. 0-3 yaş çocuğu bununla yumuşak yumuşak oynamaz. Çeker, koparır, parçalar. Bu tip bir durum oluştuğunda gözler, burun, içindeki çıngırak çocuğa zarar verir mi gözüyle mutlaka bakın.

Ses de dikkat edilmesi gereken bir diğer başlık. Çok sesli oyuncaklar, çocuğun işitme duyusuna zarar verebilir.

Bundan başka etiket konusuna dikkat etmekte fayda var.

Satın aldığımız oyuncaklardaki devasa etiketleri kesip atmayı seviyorum ben. Aslında bunları özenle saklamamız gerektiğini bilmiyordum. Hatta Bagider der ki, ürünün üzerinde etiket yoksa, ambalajını saklayın. Bu şekilde sorun yaşarsanız, hakkınızı aramaya çıktığınızda ispatınız olur.

“Hak aratmasın Yarebbim” diyerek bu konuyu noktalıyor, sonraki yazıda giysilerdeki risklere bakalım diyorum.

 





Anneler Konuşuyor: Özel Gereksinimli Çocuklar
13 Nisan 2016

Annelik her zaman toz pembe değil…

Değildi hakikaten. Bahçeşehir Üniversite’sinde geçen Cumartesi otizmli çocukların yürek burkan hikayelerini dinlerken düşünmüştüm bunu en çok.

Ekran Resmi 2016-04-13 15.41.17

Çocukların bize bitimsiz gelen kaprisleri, ısrarları, huysuzlukları yüzünden yorgun olduğumuz zamanları düşündüm. Sonra da konferans salonuna öykülerini paylaşmaya gelen annelerin yorgunluk sınırını…

Gündelik işlerin yorduğu, tükettiği direncimizin, her şeye yetip kendimize yetemeyişimizin bize verdiği tükenmişlik duygusunu yokladım; bir de özel gereksinimli çocukların annelerin nerede tükendiğini. İşleri çok zordu:

Ne kanunlar koruyordu onları, ne de sokakta hoyratça akan gündelik hayat.

Otizmli kızı sallanırken kontrolsüz sesler çıkardı, bağırdı diye parktaki annelerin kınayan bakışlarına maruz kalmıştı bir anne mesela. “Çocuğunu sustursana kadın” diye bakmıştı insanlar, öyle anlattı. Duyunca inanamadım.

İnanamadım ama biliyordum, bununla kalmıyordu aslında ötekileşme süreci. Parklar sadece başlangıcıydı. İlkokul zamanı gelince, çoğu okul özel gereksinimli çocuklar yokmuş gibi davranacaktı. Özel ilgiye muhtaç çocuklar, annelerinin onlar için çok istediği kaynaştırma eğitiminden yoksun kalacaktı.

Ve steril ortamlarda büyüyen sağlıklı çocuklar, resmin bütününü göremediklerinden, büyüyünce maalesef sağlıksız toplumlar oluşturacaktı.

Özel gereksinimli çocukları daha çok görmemizin zamanı gelmedi mi sizce de? 5 Nisan’da telefonlarımızda yer alan akıştan, paylaştığımız diğerkam etiketlerden fazlasına ihtiyacı var bu güzelim çocukların.

Ve sizin, benim, hepimizin onlar için yapabileceği ufak da olsa bir şey var. Ne diyorsanız, onlara kulak vermekle başlayabiliriz mesela.

Yakında Philips Avent’in YouTube kanalından yayınlanacak hikayeleri sizi üzecek, ama dönüştürecek de. Videolar yüklenme aşamasında, ama ben etkinliğin üzerimdeki etkisi soğumadan paylaşmak istedim hissettiklerimi. Link gelince buraya ekleyeceğim.

Anlamakla başlar her şey. Sonrası gelir mutlaka.

 

 

 

 

Kategori: Genel
Etiketler:




Anneler Konuşuyor
04 Nisan 2016

Annelik zor değil mi?

Çalışan anne için de, evde mücadele halinde olan anne için de, maddi imkanları dar olan için, hatta bazen evinde bakıcısı olan için bile öyle.

Çocukları odakta olan bir yaşamı bir arada tutmaya çalışırken, bin parçaya bölünüyoruz her gün; elimizde yapılacaklardan, alınacaklardan, okunacaklardan, gezileceklerden, yeneceklerden, düzenleneceklerden mamul listeler…

Hem yüksek atlıyor, hem en uzun mesafeyi koşuyoruz. İşler, uğursuz hashtag’ler, hoyratlaşmış bir dünya toslasa da üzerimize, yapıştırıldığı hiç belli olmayan vazo gibi toparlanıyoruz çocukların yüzünü gördüğümüz yerden. Aniden.

Bazen hayat bir parça daha zor oluyor. Bir parça daha “Neden ben?”li. Böyle demişti Ceyda Düvenci bu yıl En İlham Veren Anne ödülünü aldığı İBS’de. Kızının geçirdiği cerebral palsi rahatsızlığı yüzünden hareketleri kısıtlıydı. Alt geçitlerin, yolların bebekli, yaşlı ya da engelli olanları hiç düşünmediği bir coğrafyada Düvenci kızını hayatın normal akışı içinde tutmaya çalışacaktı.

Ekran Resmi 2016-04-04 13.06.50

Çocukların hayata katılımı zaten zordu. Bir engel nedeniyle hareketi kısıtlanan çocukların daha da zor. Özel gereksinimli çocukların anneleri daha yüksek engelleri, daha hızlı koşarak, hatta bazen yol olmayan yerlere patikalar yaratarak geçmek zorunda olacaktı.

Zoru başardıklarından mı, öylesi eşsiz bir ruha refakat ettiklerinden mi bilinmez, Düvenci’nin sözlerini bitirdiği gibi, “İyi ki benim onun annesi” diyeceklerdi.

İlham Veren Annelerin Özel Hikayeleri

Sahi neden öyle söylemişti? “Seni öldürmeyen şey, daha güçlü yapar,” demişti Nietzsche. Bu muydu nedeni? Düşündüklerimi değil, onların cevaplarını duymak istiyordum ben; ilham veren annelerin özel hikayelerini.

Bu içimde eksikliğini hissettiğim bir halkayı tamamlayacak, anne olduktan sonra dünyanın tüm çocuklarına karşı hissettiğim bakım verme duygusunu, daha doğru bir yerden besleyecekti.

Eskiden çok da farkında olmadığım bu konuyu artık çok önemsiyordum çünkü kızımın en yakın arkadaşlarından birinin de özel gereksinimleri vardı. Kızımın kendini yalnız hissettiği bir zamanda yeşerdi ilişkileri.

11983_10153541235638602_8225429943332472748_n

Her çocuk özeldi ama Sanem bizim için çok değerliydi. Annesinin okulun kapısında “İkizinden sonra ilk arkadaşı oldu Gökçe” dediği gün çok duygulanmış, gözümden inecek yaşlarla annesini üzmek istemediğim için, boğazıma düğümlemiştim hissettiklerimi.

“Gökçe de onu çok seviyor diyebilmiştim” ancak. Dahasını söylesem sesim titreyecekti. Hem ne diyecektim ki? Hiç bilmediğim bir dünyada, “kırılabilir” etiketleri arasında kalmıştım.

Gökçe’nin becerdiğini ben beceremeyecektim. Ne Sanem’e, ne annesine nasıl yaklaşmam gerektiği aklımda hiç de net değildi. Acaba gönüllerindeki neydi? Farklılıklarına özen gösterilmesini mi, yoksa bunun onlara hiç hissettirilmemesi mi?

9 Nisan günü, Philips Avent bu cevapları arayanları Bahçeşehir Üniversitesi Konferans Salonunda anlatıcılarıyla buluşturuyor.

AnnelerKonusuyorDuyuru

“Bugün okulda Sanem’le şunu yaptık, bunu oynadık Anne. Ben ona bunu öğrettim, o da bana bunu…” cümleleri bizim akşamlarımızın bir parçası olmasa, bu kırılgan dünyayı duyumsamadan atlayıp gidecektim belki.

Ekran Resmi 2016-04-04 13.10.14

 

Kızımı içinde mutlu görmek istediğim, bir yapbozun parçaları gibi bir araya getirmeye çalıştığım, bazen elimde tuttuğum telefonun akışında hoyratça ufalanan, ama hala ummaya devam etmek zorunda olduğum daha iyi bir dünya, benim yazdığım satırlar, senin pişirdiğin yemekler, onun hesapladığı bütçe, öbürünün yazdığı kod, ama en çok özel annelerin hikayelerin öğrettikleri üzerinde yükselecek.

Puzzle’ın en eksik parçasını bulmak için ben yolcusuyum bu pazar konferansın. Etkinliğin başvuru formu burada, siz de gelseniz keşke…

 





Uyku Meleği ile Uyku Ritüelleri 2
30 Mart 2016

Ninni’ye baktığımız son yazıda kaldığımız yerden,  kesintisiz bebek uykusunu inşa etmeye devam edelim mi?

Aşağıda okuyacağınız notları Uyku Meleği Seride Samurkaş Karaç’ın merkezinde almıştım.

Eğitiminin bu kısmını dinledikten sonra mesleği olan bilgisayar programcılığını şıp diye tahmin ettiğim, Ankara’lı olduğu için ayrı bir sevdiğim Uyku Meleği Seride Samurkaş Karaç, bebekler için resmen bir uyku yazılımı yazmış, bunu da sizin için, benim için gönülden paylaşmıştı.

Verdiği bilgiler sayesinde Çınar’ı uyutabilmiş, onsuz yapamayacağım gece uykusuna kavuşmuştum. Tüyoları okuyucularımıza devretme sırası bende. Aşağıdaki uyku kodunu, bebeğinizin tek uykuya düştüğü 1,5 yaş civarına kadar geçecek süreyi göz önünde bulundurarak okumanızda fayda var:

Görsel themetapicture.com'dan alınmıştır.

Bir bebeğin kabataslak uyku programı şöyle:

Gündüz Uykuları 

Gündüz uykusunda uyanırsa ne yapalım?

1 saatin altındaki uyanmada, ağlayana kadar müdahale etmeyin. Gündüz uykusunda  1 saat ve üzeri uyudu, keyifle uyandıysa ise günaydın deyip uyandırın. Mızmız uyandıysa sadece 1 kere geri uyutun. Ancak unutmayın, gündüz uykusu toplam 2 saati geçmemeli.

İdeal sabah uykusu 1,5 saat, ideal öğleden sonra uykusu 1,5 – 2 saattir. 

Gece Uykuları

Gece hiç mi emzrmeyeceğiz, ya hasta olursa veya diş çıkarırsa?

Seride Samurkaş der ki,

Hastalık veya diş çıkarma döneminde gece emzirmesine izin var. Ancak doktor “Diş geliyor, eli kulağında” diyorsa ve sadece 3 günlüğüne. Bu da diş yeri kabardıktan sonraki 3 gündür. 4. gün de emerse başa dönersiniz. 

Ben bu kısmı diş çıkarma sırasında denedim. Çınar dişlerini peş peşe çıkardığından 6. ayla 14. ay arası bizde inanılmaz sancılı geçmişti. Gökçe’de hiç olmayan salya, Çınar’ın yakasından eksik olmuyordu. Ve erkek çocukta daha pis olur dedikleri sancıları çekiyordu.

Ekran Resmi 2016-03-29 16.45.31

O yüzden diş gelirken uyutmayı çok istememe rağmen geceleri bu istisna çerçevesinde emzirdim. 3 gece emzirdim ama 4. gün emzirmemeye çok dikkat ettim. Rutini Seride’nin aynen söylediği gibi bozulmadı.

Diş demişken, bu süreci nasıl atlattığımızın diğer ip ucunu da vereyim. Amerika’da yenidoğanların boynuna şıp dye taktıklarını duyduğum Kehribar Kolye ile. Tots and More’dan aldığımız kehribar diş kolyesinin inanılmaz faydasını gördük. Diş acısını azaltmakla kalmadı, salyasını da dramatik olarak azalttı. Göğsü ıslak gezmediği için hastalık onu daha az sobeledi. Kolyenin ateşi ve dahi koliği de düzenleyen etkisini, ateşli hayranları bilecektir.

Başlarda kolyeye çok prim vermiyordum, duyduklarım sanki abartılıyorsu. Yakın arkadaşlarıma sorana adar da emin olamadım; ama şimdi kolyesiz bebek düşünemiyorum. Bana kalırsa kehribar kolyenin faydaları ayrı bir başlıktır, o kadar güveniyorum kolyeye.

Uykuya dönelim…

Sabahki uyanma + 13 saat = ideal yatış zamanı 

Öğleden sonra uyumazsa ne yapalım? 

Şayet 2. uykuyu uyumazsa, en erken 18:00 olmak kaydı ile uyutun. Gündüz uyuyamadığını gecenin önüne ekler uyur. Daha erken kalkmaz. 1,5 saat sonra uyanırsa, emzirerek tekrar uyutabilirsiniz.

Devam edeceğiz.

 









Bu sitede verilen bilgilerin profesyonel doktor tavsiyesi yerine geçmeyeceğini unutmayınız. Eğer ciddi belirtiler ve doktor tavsiyesi gerektiren durumlar söz konusuysa doktorunuza danışınız. Philips AVENT bu bilgilerin yanlış amaçlarla kullanılması sonucunda olabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.

GİZLİLİK POLİTİKASI

YASAL UYARI
Bu blogdaki tüm fotoğraflar ve yazılar Philips AVENT'e ait olup, izinsiz kopyalanması ya da herhangi bir yerde kullanılması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA göre yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.